Tag Arsiv | "TSK"

Çalışlar Hükümet Mahalle Baskısından Etkileniyor (Video)

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Çalışlar 'Hükümet Mahalle Baskısından Etkileniyor' (Video)Oral Çalışlar terör sorununun müzakereyle çözülebileceğini, hükümetin mahalle baskısı altında kalarak askeri operasyon yaptığını söyledi.Radikal Gazetesi yazarı Oral Çalışlar CNN Türk’te katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Emekli Orgeneral Işık Koşaner’in ses kayıtlarına şaşırmadığını belirten Çalışlar TSK’nın terörle mücadelede zaafları olduğunu söyledi. Sorunun askeri mesele olmadığını anlatan Çalışlar "Asker kendi anlayış düzeyinde zaaflar içine düşer. Toplumsal bir meseleyi kalkıpta askere hallettirmeye kalkarsanız o da bu zaaflarıyla ortaya çıkar. Askerle halledilemeyeceğinin en güzel itirafı Koşaner’in konuşmaları. Bunu müzakere ederek çözeceğiz, kendi vatandaşımız bunlar. Kimse mahalle baskısına teslim olmamalı. Ben hükümette mahalle baskısından çekinen tavrın etkili olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Kürt meselesinin çözümünde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın etkili olabileceğini, halkın yüzde 50′sine hitap ettiğini vurgulayan Çalışlar müzakerelere ara verilmemesi gerektiğini ifade etti.Kaynak: haber365

Sınıra Minibüslerle 2 Bin Komando Sevk Edildi

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Sınıra Minibüslerle 2 Bin Komando Sevk EdildiSon yılların en büyük askeri sevkiyatı başladı. Yaklaşık 2 Bin komando sınıra sevk edildi. Kuzey Irak’taki PKK kamplarına yönelik Ramazan Bayramı sonrası sınır ötesi kara operasyonuna hazırlanan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) sınır bölgesine yaptığı lojistik sevkiyatının ardından, personel sevkiyatına başladı. 2 bin komanda sivil minibüslerle Şırnak’a gönderildi.Doğu ve Güneydoğu’da terör saldırıları artması üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), PKK’nın Kuzey Irak’taki kamplarına yönelik başlatmış olduğu hava destekli operasyonlar sürüyor. Hükümetin 17 Ekim’de sonra erecek sınır ötesi tezkereyi 1 yıl uzatma isteği, sınır ötesi kara harekatı gündeme getirdi. Sınırın sıfır noktasında 3 aydan bu yana yapılan lojistik desteğin ardından ise bölgeye bu kez karayolu ile personel sevkiyatı yapıldı. Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı’ndan toplatılan 2 bin komando 120 araçlı sivil minibüsler ile Mardin yolu üzerinde Şırnak’a sevk edildi. Son yılların en büyük askeri sevkiyatı sırasında üst düzey güvenlik önlemleri alındı. Karayolunda konvoyun başında zırhlı panzer, orta ve sonlarında ise sinyal kesici Jammer araçlar eşlik etti.

Mayına Dayanıklı Kirpi ler Test Ediliyor (Galeri)

Tags: , , , , , ,


Mayına Dayanıklı Kirpi'ler Test Ediliyor (Galeri)Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda 6 yıllık çalışma sonucunda üretilen mayına dayanıklı zırhlı araçların test süreci tamamlandı.BMC Savunma Sanayi ve Özel Projeler Bölüm Yöneticisi Nadi Postoğlu, Türkiye’nin ilk mayına dayanıklı aracı “Kirpi”lerin özel parkurdaki testlerin ardından teslimatlarının yapıldığını, BMC’nin artık zırhlı araç üretim merkezi haline geldiğini belirtti.Araçların mayına ve diğer patlayıcılara karşı dayanıklı olduğunu, askerlerin sıcak soğuk, karlı, yağmurlu, gece gündüz tüm arazi ve iklim şartlarında rahat hareket edebilmesini sağladığını anlatan Postaoğlu, TSK ile imzalanan 500 araçlık siparişin şu ana kadar yaklaşık 200′ünü teslim ettiklerini kaydetti.Ayda 40 ile 60 adet arasında üretim yapıldığını ifade eden Postoğlu, “Kirpi”nin uygulamada elde ettiği başarıların memnuniyet verici olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:“Aracın en büyük özelliği mayın korumasıdır. Son olaylarda mayın üzerine basmasına rağmen araç içerisindeki hiç bir hasar meydana gelmemiş, askerimiz görevine devam edebilmiştir. Araç gerek Avrupa, gerekse ABD’de üretilen mayına dayanıklı zırhlı araçların tüm özelliklerini taşıdığı gibi onlardan daha üstün bir koruma özelliğine sahiptir.”Gelecekte mayına dayanıklı Kirpi’ye daha fazla talep olacağını anlatan Postoğlu, TSK’nın istekleri doğrultusunda aracı geliştirme ve farklı konseptlerde kullanma imkanlarının olduğunu söyledi.Postaoğlu, aracın lastikleri patlasa dahi hareket etme özelliği olduğunu, TSK’nın isteklerini tamamen karşıladığını ve görevini de başarıyla yerine getirdiğini dile getirdi.YENİ ZIRHLI ARAÇ ÇALIŞMASI DEVAM EDİYORTSK’ya verdikleri hizmetten dolayı gurur duyduklarını ifade eden Postoğlu, aracın Irak ve Afganistan gibi Asya ülkeleri ile Afrika ülkelerinde tanıtımını yaptıklarını dile getirerek, şöyle konuştu:“Zırhlı araçlarda uzmanlaşmış bir savunma firması olarak yüzde 100 Türk Milli Savunma Sanayi kuruluşu olan BMC’nin Kirpi dışında, makineli tüfek sistemleri, bomba atar ve roket atar sistemleri yerleştirilebilen bir başka zırhlı araç çalışması devam etmektedir.Ayrıca bunların dışında yük ve personel taşıma zırhlı araç projeleri sürüyor. Dolasıyla artık BMC zırhlı araç üretim merkezi haline gelmiştir. Beklentimiz TSK’nın taleplerini bize iletmesi, hedefimiz bu taleplerin üzerinde çalışarak yeni araçları ortaya çıkarmak.”HER ARAÇ TEK TEK TEST EDİLİYORTürkiye’de bu tür araçların test edilebileceği, gerçek arazi şartlarını yansıtan test parkurunun Manisa’nın Turgutlu ilçesinde BMC’nin kendi imkanlarıyla hazırlandığını söyleyen Postoğlu, “Tüm araçlarımız müşterilerimize teslim edilmeden önce tek tek test edilmektedir. Burada yüzde 60 meyil ile dağa tırmanma, yan meyil tırmanması, sudan geçme ve engel atlama gibi tüm arazide karşılaşabilecek engelleri simüle ediliyor. Bu testlerin tamamı Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı heyetinin gözleri önünde yapılmakta ve onaylanmaktadır” dedi.

Küçük, Kıvrıkoğlu’na kendini tanıttı!

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,


Küçük, Kıvrıkoğlu’na kendini tanıttı!

“Ergenekon” davasının tutuklu sanıklardan Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, hakkında basında yer alan haberlere ilişkin, kızı olan avukatı Zeynep Küçük aracılığıyla açıklamalarda bulundu.

Küçük, Kıvrıkoğlu\'na kendini tanıttı!

Bugün bir gazetenin köşe yazısında “Veli Küçük adımı kullanmış” başlıklı bir yazının yer aldığı belirtilen yazılı açıklamada, şu hususlara yer verildi:

“Eski Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu ile yapılan görüşmeye atfen ‘Ben Veli Küçük’ü tanımam. Yakın çalışmam olmadı. Ben de Küçük’ü televizyona yansıyan sivil görüntülerinden tanıdım. Ama sonradan anlıyorum bu benim adımı kullanmış Cumhuriyet Gazetesinin hisseleri ile ilgili olarak bazı görüşmeler yapmış, ‘İşte yukarısı da böyle istiyor’ falan demiş galiba, herhalde yukarıdakiler derken beni kastetmiş. Ben o zaman Genelkurmay Başkanıydım. Ama böyle bir olaydan haberim bile yok. Cumhuriyet gazetesinin hisselerini falan bilmem. Ama bu Veli Küçük’ün adımızı kullandığı anlaşılıyor’ şeklindeki beyanlarını üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım.”

TUNCAY GÜNEY’İN CİDDİYE ALINMASI ÜZÜNTÜ VERİCİ

Yazılı açıklamada, “Sahtecilik, dolandırıcılık ve çıkar amaçlı örgüt kurmak suçlarından hakkında gıyabi tutuklama kararı bulunan, geçmişi, kişiliği ve
güvenirliği kamuoyunun malumu olan Tuncay Güney isimli müfterinin, şahsım da dahil olmak üzere bir çok değerli TSK mensubunun ismini kullanarak açıkça Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan maksatlı iftiraları mahkeme huzurunda gerekşahsım, gerekse olayda adı geçen diğer sanıklar tarafından cevaplanmış ve yalanlanmıştır” ifadesine yer verildi.

Buna rağmen “iftiraların” Eski Genelkurmay Başkanı tarafından ciddiyealınarak bir açıklama yapmasının da “üzüntü verici” olduğu belirtilen
açıklamada, şu görüşler yer aldı: “86 yıllık Atatürk Cumhuriyeti hiç bu kadar büyük tehdit ve tehlikealtında olmamıştır. Bu dönemde her Türk vatandaşı cesaret ve kararlılığından ödün vermeksizin bu tehdit ve komplolara karşı durmak ve Cumhuriyete sahip çıkmak görev ve sorumluluğundandır. Ancak bu görev ve sorumluluk en başta Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği Türk Silahlı Kuvvetleri ve onun şerefli mensuplarına düşmektedir.

Bu komplo karşısında korkmak, kişisel kaygı ve saiklerle tepkisiz kalmak, dolaylı olarak destek vermek ve komplo sahipleriyle aynı safta olmaya
eşdeğerdir. Dönem, bireysel endişeleri aşarak vatanın ve Cumhuriyetin çıkarlarını gözetme dönemidir.”

KÜÇÜK’ÜN KARADAYI’YA YAZDIĞI MEKTUP

Avukat Zeynep Küçük, eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın bir gazetede yayımlanan “Veli Küçük denen o adamı tanımam” şeklindeki beyanına ilişkin de müvekkili Veli Küçük’ün kendisine bir mektup yazdığını belirtti.

Emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün mektubunda şu hususlar yer alıyor: “Sayın komutanım; gazetelerde beyanınızı okudum. Ben 1996 yılında
Jandarma Genel Komutanlığı kadrosundan sınıf subayı olarak terfi ettim ve Tuğgeneral oldum. 2000 yılında emekli oldum. Siz emekli oluncaya kadar emrinizde çalıştım. Bu vatana kanı ile canı ile hizmet veren şerefli, onurlu, gururlu emekli J. Tuğgeneral Veli Küçük’üm. Sürçü lisan olarak kabul ediyorum, ‘O adam değilim’, saygılarımla arz ederim. 19.01.098 Veli Küçük.”

Erdoğan’dan Başbuğ’a destek!

Tags: , , ,


Erdoğan’dan Başbuğ’a destek!

Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un dün yaptığı sert çıkışa destek verdi.

Erdoğan'dan Başbuğ'a destek!

Erdoğan da medyayı eleştirdi ve kimsenin TSK’nın moralini bozmaya hakkı olmadığını söyledi. İşte Erdoğan’ın açıklamaları:

TSK’ya karşı kampanya yürütülmesinin hiç hesabı yapılmıyor mu?
Defalarca bunu yapmayın dedim. Adeta onlara destek veriyorsunuz, propagandasını yapıyorsunuz.

Kampanyalara hedef olacak birileri varsa o da terördür teröristtir. Terörle mücadele eden asker değildir.

Teröre karşı hepimiz aynı safta olmalıyız. Bu bir seçim değil, insani ve hukuki bir zorunluluktur. Kimse terörü cesaretlendirme hakkına sahip değildir, olamaz.

AKP’nin anket şirketinden Erdoğan’a şok!

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,


AKP’nin anket şirketinden Erdoğan’a şok!

Vatan Gazetesi’nin haberine göre, AKP’ye yakınlığı ile bilinen Metropoll şirketinin araştırmasına göre Eylül’de yüzde 50.9 olan AKP oyları Ekim’de 16 puan düştü.

AKP'nin anket şirketinden Erdoğan'a şok!

Bu düşüş, yüzde 31 oranında oy kaybına denk geliyor…

Metropoll şirketi, “Ekim 2008 gündem” başlığı altında 30 ilde bin 582 kişiyi kapsayan bir anket yaptı. Anket, arka arkaya açıklanan yolsuzluk dosyaları ve ekonomik kriz, iktidar partisinin oylarında müthiş bir düşüşe neden olduğunu ve AKP’nin son bir yıl içinde en düşük oy oranına ulaştığını gösteriyor. Buna karşı muhalefet partileri CHP ve MHP son bir yıl içindeki en büyük oy oranına ulaştılar.

16 puan kayıp, yüzde 31’lik azalma

Anket sonuçlarına göre ’Bugün seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz?’sorusuna verilen cevaplar şöyle oluştu: AKP 35, CHP 15.5, MHP 8.6, DTP 3.4, DP 1.5, SP 1.0, Diğer 3.8, Kararsızım 13.9, Geçersiz Oy Kullanacağım 7, Sandığa Gitmeyeceğim 2.1 ve Cevap Yok 8.2. Bir ay önceki araştırmaya göre AKP’nin oyunun 16 puan düştüğü, buna karşılık MHP’nin 2 ve CHP’nin 6 puan oy artışı yaşadığı görüldü. Bu rakamlara göre oransal olarak AKP’nin oyunda bir önceki aya göre yüzde 31’lik azalma olurken, CHP’nin oyunda yüzde 63.2’lik, MHP’nin oyunda da yüzde 30.3’lük artış meydana geldi.

Aktütün’de TSK’nin ihmali

Ankete göre halkın yarıdan fazlası (yüzde 51.4) PKK’nın Şemdinli’deki Aktütün Karakolu’na yaptığı son baskında güvenlik güçlerinin bir ihmali veya kusuru olduğuna inanıyor. Saldırıda güvenlik güçlerinin bir kusuru veya ihmali olmadığına inananların oranı ise yüzde 32.7’de kaldı.

Başbakan Erdoğan’ın kendi partisine oy verenlere “Aydın Doğan’ın sahip olduğu medya grubunun gazetelerini almayın, evinize sokmayın” şeklinde bir boykot çağrısı yapması halkın büyük bir kesimi (yüzde 64.9) tarafından tasvip edilmedi. Anket, Başbakan’ın bu çağrısını AKP’li seçmenlerin yüzde 43.9’unun desteklemediğini ortaya çıkardı.

Yolsuzlukla mücadele
Son aylarda patlak veren yolsuzluk dosyalarına karşı hükümetin gerekli mücadeleyi yapmadığı görüşü hakim. Ankete katılanların yarıdan fazlası (yüzde 51.5) AKP hükümetinin yolsuzluklara karşı etkin bir şekilde mücadele ettiğine inanmadığını bildirdi. İnananların oranı ise yüzde 43.4 olarak çıktı.

Memnuniyet de düştü

Ankete göre “Hayattan memnuniyet” oranında gerileme görülüyor. Geçen ay halkın yüzde 49.1’i Türkiye’nin durumunun iyiye gittiğini düşünmekte iken bu ay dramatik bir şekilde bu oran yüzde 24.9’a düştü. Buna karşın Türkiye’nin iyiye gitmediğini düşünenlerin oranı ise geçen ay ki oran olan yüzde 45.2’den yüzde 70.2’ye yükseldi.

15 günde 43 terörist öldürüldü!

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


15 günde 43 terörist öldürüldü!

Genel Kurmay Başkanlığı son 15 günde Kuzey Irak’tan Türkiye’ye sızmak isteyen teröristlerden 43′ünün ölü, 19′nun ise sağ olarak ele geçirildiğini açıkladı. Genel Kurmay ayrıca çeşitli konularda basını bilgilendirdi.

Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, yurt içinde eylem hazırlığı içinde olan büyükçe bir terör örgütü grubunun, Irak’ın kuzeyinden hududa girmek üzereyken dün akşam saatlerinde Hava Kuvvetleri ve ateş destek vasıtalarıyla ateş altına alındığını, büyük kısmının etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’ndaki haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuşan Tuğgeneral Gürak, Aktütün Karakolu Bayraktepe mevkiine yapılan saldırı gerçekleştiren teröristlerin takibine devam edildiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Son olarak yapılan istihbarat takibi üzerine yurt içinde eylem hazırlığı içinde olan büyükçe bir bölücü terör örgütü grubu Irak’ın kuzeyinden
huduta girmek üzereyken dün akşam saatlerinde Hava Kuvvetleri ve ateş destek vasıtalarıyla ateş altına alınmış, büyük kısmı etkisiz hale getirilmiştir. Bu faaliyette de her zaman olduğu gibi bölgedeki sivil vatandaşların zarar görmemesi için her türlü tedbir alınmış ve uygulanmıştır.”

Saldırının oluş şeklinin, basının bir bölümünde doğru anlaşılmasına rağmen, diğer bölümünde farklı algılandığının görüldüğünü ifade eden Tuğgeneral Gürak, terör örgütünün saldırısının, Aktütün Karakoluna (bölük merkezine) değil, bu merkezin yaklaşık 1 kilometre batısına emniyet amaçlı olarak çıkarılan Bayrak Tepe’ye olduğunu söyledi. Tuğgeneral Gürak, şöyle konuştu:

“Aktütün Karakolu (bölük merkezi) konumunun ve binalarının durumunun, verilen zayiatla hiçbir ilgisi yoktur. Bayrak Tepe tutulmaya devam edecektir.
Bayrak Tepe’ye, yapılması düşünülen bir inşaat yoktur. Gerek de bulunmamaktadır.

Bir plan dahilinde, Türkiye, Irak ve İran sınırında bulunan öncelikli karakollar yeniden inşa edilmektedir. Bu kapsamda; 2008 yılına kadar 168 karakol
binası inşa edilmiştir. Bu yıl ise aralarında Aktütün Karakolu da olmak üzere 13 karakolun inşası devam etmekte olup mali kaynak sorunu yoktur. Diğer 162 adet öncelikli karakolun inşasına ise Maliye Bakanlığının koordinatörlüğünde 2009 yılında başlanacaktır. Öncelikli karakolların inşaları tamamlanmış olacaktır. Önemli güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasında hiçbir zaman mali kaynak sorunu olmamıştır.”

Özellikle bazı yayınlarda yer alan referans kişilerden bir kısmının eksik bilgilerle ve değişen şartlara rağmen, eski bilgilere dayanarak bir takım
yorumlar yapmasının bazen, kamuoyunu yanlış değerlendirdiğini ve farklı beklentilere neden olabildiğini vurgulayan Tuğgeneral Gürak, “Bu nedenle,
görüşlerine başvurulan kişilerin söyledikleri değerlendirilirken bu hususların, göz önünde bulundurulmasını sizlerden rica ediyoruz.” dedi.

“43 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLMİŞTİR”

Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, 26 Eylülden bugüne kadar meydana gelen olaylarda toplam 43 teröristin etkisiz hale getirildiğini, çoğu 15 ile 24 yaşları arasındaki 10 teröristin de teslim olduğunu bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’ndaki haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuşan Tuğgeneral Gürak, sözlerine önceki gün Diyarbakır’ da meydana gelen terör olayında şehit olan emniyet mensuplarına Allah’tan rahmet, ailelerine ve Türk milletine baş sağlığı dileyerek başladı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bölücü terör örgütü ile mücadelesinin artan bir kararlılıkla devam ettiğini belirten Tuğgeneral Gürak, terörle mücadelede 26 Eylül’den bugüne kadar meydana gelen olay sayısı, kayıp durumu ve ele geçirilen teröristlerle ilgili bilgiler verdi.

Dönem içerisinde toplam 59 iç güvenlik olayı meydana geldiğini ifade eden Tuğgeneral Gürak, bu olayların yüzde 78′inin (46) güvenlik güçlerinin inisiyatifi ile gerçekleştiğini söyledi.

Bu dönemde de teröristlerin mayın ve patlayıcı madde kullandığı olayların yoğunlukta olduğunu vurgulayan Tuğgeneral Gürak, toplam 24 patlayıcı madde olayından 20′sinin (yüzde 83) güvenlik kuvvetleri tarafından yerinde imha edilerek olası zayiatların önlendiğini anlattı.

Tuğgeneral Gürak şöyle devam etti: “Dönem içinde meydana gelen olaylarda toplam 43 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Bu dönemde de teslim olan terörist sayısında artış devam etmektedir. Teslim olan terörist sayısı 10′dur. Teslim olan bu kişilerin çoğu (15 ile 24) yaşları arasındadır.

Bölücü terör örgütüne kısa süre önce katılmış olmaları ve örgütten kaçarak teslim olmaları dikkat çekmektedir. Bu kişilerle yapılan mülakatlarda
örgüte, aile içi ilgisizlik ve kandırılma sonucu katıldıkları tespit edilmiştir. İçine düştükleri duygusal boşluğun bir gencin hayatını karartabileceği açıktır. Bu çocuklarımız gerçeği görüp kendilerini kurtarmışlardır. Bu konuda, aile büyüklerine büyük sorumluluk düşmektedir. Ailelerin kendi çocuklarını çok geç olmadan bölücü terör örgütünden kurtarması büyük önem arz etmektedir.”

Tuğgeneral Gürak, aynı dönem içinde, iç güvenlik harekatında 21 askeri personel ve bir gönüllü köy korucusunun şehit olduğunu sözlerine ekledi.

-ARAMA-KURTARMA FAALİYETLERİ-

TSK’nın 26 Ekimden bugüne kadar olan arama-kurtarma faaliyetleri hakkında da bilgi veren Tuğgeneral Gürak, dönem içinde icra edilen 10 arama-kurtarma faaliyetinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca 158 kişinin denizden sağ olarak kurtarıldığını, 4 kişinin ölü olarak bulunduğunu bildirdi.

-MEDYA-

“Basın Meslek İlkeleri”ne aykırı yayın yapan bir gazete hakkında Basın Konseyi’ne yaptıkları başvurunun incelendiğini ve bu basın kuruluşunun
kınanmasının oy birliğiyle kabul edildiğini anlatan Tuğgeneral Gürak, “Medyadan, Türk Silahlı Kuvvetlerine ilişkin haberlerin doğru şekilde aktarılmasında daha hassas davranmalarını bekliyoruz. Örneğin, dün bir gazetede, Genelkurmay   Başkanımızın bir ziyarete gidişine ilişkin bir haberde ‘yeni araçla geldi’ifadesi kullanılmıştır. Bu ifade doğru değildir” dedi.

Tuğgeneral Gürak, basın mensuplarına bazı önemli konularla ilgili brifing/bilgi notu verilmesine ilişkin çalışma başlatıldığını, önümüzdeki dönemde
ayrıca iç güvenlik birimlerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışında icra ettiği “Barış Destekleme Harekatı” bölgelerine ve çeşitli TSK birliklerine basın turları yapılacağını bildirdi.

TEZKERE MECLİSTEN GEÇTİ!

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


TEZKERE MECLİSTEN GEÇTİ!

TBMM’de kritik saatler bitti. Tezkere Meclis’ten geçti. Başbakanlık Tezkeresi, 18′e karşı 511 oyla TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Elektronik cihazla yapılan açık oylamaya, 529 milletvekili katıldı.

TEZKERE MECLİSTEN GEÇTİ!

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarını, Irak’ın kuzeyinden Türkiye’ye yönelik terör tehdidi ve saldırılarının bertaraf edilmesi amacıyla sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere bu bölgeye göndermek için Hükümete verilen yetki süresinin, 17 Ekim 2008′den itibaren 1 yıl daha uzatılmasını öngören Başbakanlık Tezkeresi, 18′e karşı 511 oyla TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Elektronik cihazla yapılan açık oylamaya, 529 milletvekili katıldı.

DAKİKA DAKİKA TEZKERE OYLAMASI:

TBMM’de tezkere öncesindekritik saatler yaşandı. Meclis Genel Kurulu, Güldal Mumcu başkanlığında bir araya geldi. Tezkere görüşmeleri öncesi CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu gündem dışı söz aldı.

Gündem dışı görüşmelerin ardından tezkere görüşmeleri başladı. Meclis’te ilk olarak CHP adına İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ söz aldı. Grubu adına söz alan Elakdağ, Aktütün Sınır Karakolu’nda meydana gelen PKK baskının sorumlularının kamuoyuna hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Hükümet adına konuşan Cemil Çiçek ise umarım bu son tezkere olsun derken ortada dönen haberlerin yalan olduğunun altını çizdi. Parasızlık yüzünden askerler öldü haberlerine tepki gösterdi.

Ardından kürsüye çıkan MHP Adana Milletvekili Kürşat Atılgan tezkerenin geçmesi gerektiğini söyledi.

Ardından söz alan Muhsin Yazıcıoğlu hükümetin bugün tezkereyi alacağını söyledi. Yazıcıoğlu’nun ardından Ufuk Uras düşüncelerini söyledi.

VE OYLAMAYA GEÇİLDİ

Tezkerenin geçip geçmeyeceği 5 dakika içinde belli olacak

CHP MİLLETVEKİLİ ŞÜKRÜ ELEKDAĞ

Geçen yılki tezkereden bu yana terör eylemleri devam etti. Ülkemizde yüzlerce ocak söndü. Aktütün olayı düşündürücüdür, araştırılması gerekmektedir. Bir karakolun savunulabilir, askerimizi koruyabilen bir yapı haline getirilmesi gerekirdi. Karakoldaki eksiklikleri, inşaat ve mali zorluklara bağlamak doğru değildir.

Hükümetin terör konusunda 3 temel zafiyeti var. Birincisi hükümetin caydırıcı bir strateji uygulayamaması. Barzani’nin PKK’ya yataklık yapmasının ve destek vermesinin nedeni biliniyor. Barzani, PKK’yı bir pazarlık aracı olarak kullanmak istiyor. Bu durumda Barzani’nin Türkiye’nin düşmanı olduğunu ve terörün baş destekçiliğini yapmadığını düşünen var mıdır?

Barzani’yi PKK’ya destek vermekten caydırmak zorunludur. Bu bakımdan Türkiye politikasıyla, Barzani’ye PKK’mı Türkiye’mi seçimini yaptırmak zorundadır. Geçen sene bu kürsüden bunları söylemiştim.

Bu caydırıcı politikalara en iyi örnek Türkiye ile Yunanistan arasındaki karasu konusunda yapılmıştır.

Türkiye Ege’deki hakları korumak hususunda sarsılmaz bir irade ortaya koydu. Yunanistan’ın Ege’de karasularının 6 mil’in üzerine çıkarmasının, savaş nedeni olacağını ilan etti.

Türk Genelkurmay’ı buna mukabele edecek uygun bir stratejiyi uygulamaya koydu.

Bu planı uygulayacak askeri güç Ege’de konuşlandırıldı.

Öcalan’ın ve PKK’nın Suriye’den çıkarılmasında da aynı yol izlendi.

Caydırıcı politika uygulandığında kuvvet kullanmaya gerek kalmayabilir. Kurşun atılmadan sonuç alma imkanı doğar.

Hükümet Kuzey Irak konusunda böyle bir politika uygulayacaksa önce Barzani Türkiye’nin düşmanı demelidir. Ama eğer Türkiye bundan korkarsa, ozaman Barzani’de sergilenen teslimiyetten yararlanır.

Tabi bir de ABD faktörü var. Genel kanaat, Barzani’nin tutumunun ABD’den aldığı cesaretle yaptığıdır.

5 Kasım 2007’de Erdoğan ve Bush arasında yapılan mutabakattan geliyor.

ABD, PKK konusunda işbirliği sağlamayı kabul ediyor ama Türkiye’ye de bir yasak getiriyor. Bu yasak, TSK’nın ABD’nin izni olmadan hiçbir operasyon yapamaz.

Hava operasyonlarıyla terörün kökü kazınamaz. ABD kara harekatı yapabilme izni vermiyor.

Hükümet ABD’nin istihbarat vermesi karşılığında, Kuzey Irak’a müdahale hakkından vazgeçmiştir.

Böylece ABD Barzani’ye, “Türkiye’nin elinden operasyon aldık” demiştir.

Böyle olmasa Barzani, Türkiye’ye “Kerkük sorununu karışırsanız, Diyarbakır’da halkı sokağa dökerim” diyebilir mi?

Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin meşru müdafaa hakkından vazgeçerek, Barzani karşısında ülkesini savunmasız bıraktı. Terörle mücadele için topyekun bir mücadele anlayışı gerekir.

Esasında her uluslararası sorunda şartlar farklıdır. Türkiye’nin bu noktada caydırıcı olabilmesi için şu dört hususa dikkat etmelidir:

1- Tehtidin odağı açıkça ilen edilmelidir.
2- Tehtidi bertaraf edecek strateji oluşturulmalıdır.
3- Bu konuda gerekli kuvvet ilgili yere konuçlandırılmalı
4- Karşı taraf, şartların olgunlaşması halinde kuvvet kullanılacağına inanmalıdır.

Bu konuda Barzani, Türkiye’nin düşmanı olarak açıklanması gerekmektedir. Eğer Türkiye bunu açıklamassa, Barzani’de cesaretlenir. Bizimle farenin kediyle oynadığı gibi oynar.

ABD, PKK ile mücadeleyi destekliyor; ancak Türkiye’ye bir şart sunuyor. O da Kuzey Irak’a ABD’nin haberi olmadan herhangi bir operasyonu mümkün kılmıyor.

ABD evet bize istihbarat paylaşarak hedefler gösteriyor; ancak bunlar sadece gösterişten ibarettir, dallarıdır gövdesi değil!

Hükümet 6 yıldır bu tür kapsamlı bir mücadele yapamamıştır.

CHP olarak tezkereyi desteklediğimizi açıklar hepinize saygılarımı sunarım.

MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı

Alçak saldırının hemen ardından tezkere görüşülmektedir. MHP birinci tezkereyi tüm gücüyle desteklemiş ve bu konuda tüm samimiyetiyle eksikliklerini söylemiş ve bunu yine bu kürsüden dile getirmiştir. Yine açıkça söylemem gerekirse MHP, bu tezkereye de tüm gücüyle destek vereceğini söylemek isterim.

Türkiye, iki cephede mücadele etmekle karşı karşıyadır. Terör meselesi, uzun vadede ve caydırıcı bir politikayla yürütülmesi gerekmektedir.

Terör unsurlarını konuyan ve faaliyetlerini destekleyen kesimler için yeterli önlemlerin alınması mutlak bir sorundur.

PKK’nın Irak’ın Kuzey’inden tasfiye edilmesi 5 ana noktada toplanmaktadır. Bu tasfiye kriterleri bizim değerlendirmelerimiz olmayıp, hükümetin ABD ile yapılan görüşmelerde masaya götürdüğü kriterleridir.

PKK’nın en büyük destekçisi Kuzey Irak’ta yerel yönetime sahip Barzani’dir. Barzani ve peşmergeler teröristlere destek vermekti, yaralanan PKK’lılar yine buradaki hastanelerde tedavi edilmektedir. Habur’dan alınan haraçlar PKK’ya iletilmekte ve Avrupa’dan gelen destekler yine Barzani aracılığıyla PKK’ya iletilmektedir.

Barzani, PKK’nın siyasi hamiliğini üstlenmiştir. Barzani’nin siyasi çözüm recetesi ise Kuzey Irak’ta uygulanan etnik yapının Türkiye’ye uygun görmektedir.

AKP ise tüm bunların karşısında topal bir strateji belirlemiştir.

Hükümet içi boş niyet mektuplarıyla hayal kırıklığına uğramıştır.

PKK’nın tasfiye edilememesinin bir diğer nedeni ise ABD’nin inciti desteğidir. ABD nedeniyle Kuzey Irak’a düzenlenen operasyonlar dar kapsamlı ve sadece hava harekatlarıyla sınırlı kalmıştır.

Türkiye terörle mücadelede çok önemli bir yol ayrımındadır.

Barzani’nin PKK’ya desteği mutlaka kesilmelidir. Hükümet bu konudaki önlemlerini almalı eğer engellenemesse askeri müdahalenin hedefi haline geleeceği açıkca ifade edilmelidir. Eğer yine de bu konuda bir sonuç elde edilemesse o taktirde bu bedel fiilen ödettirilmelidir.

ABD ile yeni siyasi-askeri bir işbirliği yapılması gerekmektedir.

Terör yuvalarına karşı geniş çaplı bir harekat düzenlenmelidir. Kuzey Irak’ta kara kuvvetleri bulundurulmalı, tampon bölge oluşturulmadır. Türkiye’ye bu desteği vermek ABD’nin samimiyet sınavı haline gelecektir.

DTP Van Milletvekili Fatma Kurtalan

Toplumsal sorunları mecliste tartışmamız gerekir. Demokratik çözümler bulunması en doğru çözüm olacaktır.

Demokratik yapılanmaların yerine MGK’nın getirilmesi de işte bu baskıcı anlayışın etkisi altında kalmıştır.

Bireyi devlet için gören bir zihniyet, aynı zamanda devlet için bireyi de düşman olarak görecektir.

Bu da Susurluk, Ergenekon gibi karanlık yapılanmaların oluşmasına neden olmuştur.

Tezkere karşımızda acı bir gerçek olarak karşımıza çıkmıştır.

Sorunları görmezden gelmek ve güce dayalı bir sistem oluşturmak meclisin fonksiyonlarını yerine getirememesi anlamı taşımaktadır.

Yasal düzenlemeler Kürtler ve diğer etnik grupların Türklerle eşit haklara sahip olmadığını göstermektedir.

Ortak vatanda, ortak bayrak altında Kürtlere yaşam hakkı verilmelidir. Hedefimiz çağdaş ve evrensel değerlerin yükseldiği demokratik bir yaşam biçimidir.

Bize aklını başına al diyen siyasi parti liderlerine diyoruz ki aklımızı başımıza aldık ve şimdi size sesleniyoruz. Biz tezkereye hayır diyoruz, sizlerinde desteklemeyeceğinizi umut ediyoruz.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün Sınırlarımızın ötesinde

Ülkemizin bütünlüğünde kasteden silahlı bir terör örgütü bulunuyor ve sürekli olarak masum insanlarımızı öldürüyor, karakollarımıza saldırıp askerimizi polisi öldürüyorsa, sınır ötesi harekat zorunlu kılınmaktadır.

Terör örgütünün dağ kadrolarının kaldırılması finans kaynaklarının kesilmesi, örgüte yurt dışından katılımın önlenmesi sağlanmalıdır.

Türkiye yaz kış demeden her türlü operasyonu yapmaya imkânının bulunduğu görülmüştür. Terörle mücadelemizde ABD ile ilk defa PKK’yı ortak düşman eden, sınır ötesi operasyonlarda işbirliğine yönelen bir tutum olmuştur.

Bu tutumun daha ileri bir düzeyde işbirliğine dönüşmesi gerekiyor.

Sınır ötesi askeri müdahalemiz konusunda, AB’nin tutumu da son derece olumludur. Bu olumlu yaklaşımların önümüzdeki süreçte terörün finans kaynaklarının kurutulması sağlanmalıdır.

Haklılığımızın bütün dünya tarafından kabul edilmesinde, hükümetimizin kararlılığının yönü büyüktür.

CEMİL ÇİÇEK:

Ortadoğu’nun içinden çıkılmaz gerçeğini ve Türkiye’nin gerçeğini tüm yönleriyle ortaya koymalıyız ki provokasyonlara alet olmayalım. Tedbirde kusur ettiğini düşünenler, takdirde bahene aramasınlar. Yaptıklarımızı gözden geçirmeliyiz. Herkesten beklentimiz budur.

Terörle mücadelenin iki ön şartı var. Biri siyasi kararlılık. Diğeri halkın desteği…

Bir süreden beri, her ne sebeple olursa olsun kafa karıştırıcı değerlendirme yapılıyor. Bir tanesi 17 Ekim 2007 günü TSK’nın terörle ve teröristle mücadelede bir imkan olarak düşünülen 903 sayılı karar çerçevesinde TSK tarafından sınır ötesinde yapılacak harekâtın hudut zamanının bildirilmesi Genelkurmay Başkanlığı’ndan istendi.

TSK’nın terör tehditlerini bertaraf etmek ve sınır ötesi harekat ircaa etmek üzere,

Terör örgütünün bulunduğu bölgeler ile askeri harekatın askeri ihtiyaçlara göre sürdürülmesi,

Genelkurmay Başkanlığı’nca, kullanılacak gücün askeri ihtiyaçlara göre belirlenmesi ve Başbakanlığa bilgi verilmesi.

Nasıl bir harekat olacak, hududu ne olacak, ne miktar bir birlik bulunacak gibi bir çok soruyu içeren bir bilgi verildi.

Gereğini siz yapacaksınız, hükümet olarak size destek vereceğiz.

Gereğinin yapılabilmesi açısından makul süre içerisinde Başbakanlığa bildirilmesi istenmiştir.

29 hava harekatı yapılmıştır. Bir kara harekâtı tarzında bu tezkere bugüne kadar kullanılmıştır. Bu tezkereden beklenen muradın hasıl olması bakımından daraltılan bir durum söz konusu değildir.

TSK’nın terörle mücadelede bir kısım imkânları talep ettiği buna yeterli imkânın verilmediği yönünde. Bu kesinlikle doğru değildir.

İnsan hayatı söz konusu olduğu zaman para teferruattır.

100 km az yaparız, 4 bina az yaparız, gerekirse aç yatarız bu parayı sağlarız.

Terör uzmanlığından dolayından değil terörle mücadelede güvenlik birimlerimizin karşılaşacağı ödenek sıkıntısı varsa bunu anında karşılamak içindir.

Hükümet sanki para vermiyormuş gibi değerlendirme yapılıyorsa burada iyi niyet yoktur.

Bu tezkere kabul edildikten sonra, terör konusunda dış dünya Türkiye’nin yanında yer almıştır.

Biz Kıbrıs’ta haksız mıydık?

Ama 2 keçinin doymadığı yerden 9 kağnı ot yolduruyorlar adama.

Hükümet bunu anlattı. Herkes terörle mücadelede Türkiye’nin haklılığını kabul ettiyse bunu hükümetimiz sağlamıştır.

Irak ile ABD ile Arap ligi ile AB ile BM ile NATO ile bütün bu süre zarfında herkesin kendi çapında katkıları olmuştur ki bugün bu meseleleri biraz daha rahat bir ortamda konuşma imkanını buluyoruz.

İnanıyorum ki bu son tezkere olsun

MHP Milletvekili Kürşat Atılgan

Aldığım bilgiye göre az önce Diyarbakır’da bir polis aracı tarandı. 1 şehidimiz var.

Kanlı terör örgütünden ve onun destekçisinden, evlatlarımızın hesaplarının soracağına da inanıyorum.

Türkiye 25 yıldır mücadele etmektedir. 1984’ten 2002 yılına kadar Türkiye’nin bunun adı terör sorunuydu. Yani bizimde içinde bulunduğumuz hükümet 2002 yılında, iktidarı devrederken terör ülkenin gündeminden düşmüştü, şehit sayısı 3 yada 5’i geçmeyecek şekildeydi.

Peki ne oldu da 6 yılda bu kadar şiddetli arttı? Bunun sebebi bana ve MHP’ye göre daha önceki büyün bu işte mücadele edenler, bu ülkenin adı terör problemi iken, bu iş biraz kimlik ve hak arama sorunu olarak görülmeye başlandı ve terörün ümitlenmesine, teröre prim verildi.

Az önceki konuşmalarda biraz ümitlendim. Aradaki 5 yıllık farklı anlayışın bugün değişmesinden memnunluk duyuyorum.

Geçtiğimiz 25 yılda da Kuzey Irak’ta üstlendiler. Orada barındılar, eğitim yaptılar, silahlandılar, fırsat bulduklarında Türkiye’ye geçerek pusu kurdular, büyük şehirlerde masum insanlarımızın katledilmesine vesile oldular.

Türk milletini kahreden, teröristin yaptığı her eylemden sonra gerçek niyetlerini gizleyerek sarf ettikleri eylemlerdir, terörü lanetlemeyen taraflardır.

Kafamızı biraz kaldırdığımızda, bu millete ihanet edenlerin nasıl zulüm çektiklerini görürüz. Bu onurlu insanların tamamı bu cumhuriyeti kurmuştur. Bütün farklılıklarıyla bu coğrafyadaki insanlar milletimizin bir parçasıdır.

Gönül ister ki bu tezkere oy birliği ile bu meclis’ten geçsin. Böyle olsa teröristlerin alacakları mesajlar vardır.

Bu tezkere ile TSK ve hükümet caydırıcı bir koz elde edecektir. Caydırılamazsa, caydırılmasına vesile olacak operasyon yapılacaktır.

Barzani’nin PKK’ya verdiği destek bellidir. Bu desteği kesmesini beklemek saflık olur. Bölgesel yönetim liderinin anlayacağı tek dil kalmıştır o da kuvvettir.

Türk siyasetinin Irak’taki en büyük kozu TSK’nın gücüdür.

Barzani neden PKK’ya destek versin diyebilirsiniz.

150 yıllık hayaline Türkiye topraklarını da bu hayaline dahil etmiştir. Barzani’nin rüyasından uyandırılabilmesinin de en büyük etkeni TSK’nın gücü olacaktır.

Ne Roma’da ne Bizans’ta ne Osmanlı’da güneydoğu Anadolu bölgesinde böyle bir vurucu kuvvet olmamıştır.

Sayın Başbakan ve Bush’un Washington görüşmesinde PKK ortak düşman olarak görülse de, sadece istihbarat paylaşımına indirgenmiştir.

Bu istihbarat paylaşımı çok abartılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin yeterince istihbarat olanağı vardır.

Türkiye gelinen noktada Kuzey Irak ile ilgili kendi gücüyle kontrol etmekten başka çare kalmamıştır.

Türkiye’nin PKK’yı yok etmesinden başka çare kalmamıştır. Aksi takdirde duyduğumuz acıları tekrar duymak zorunda kalırız.

Terörizmle mücadelenin askeri bacakla mücadele etme sonuç alınmaz. Terörizmin mali bacağının kırılması gerekir. Bu teröre kimlerin nasıl nerede ne kadar miktarda yardım ettiğini tespit etmek zor değildir.

Diğer taraftan teröre destek veren siyasilerle ilgili TBMM’de dokunulmazlıkla ilgili yeni düzenlemeler getirilmelidir.

Son olarak, bölgedeki göçer hareketlerinin kontrol altına alınmasıdır. Yurt içindeki teröristler göçerlerden lojistik destek almaktadırlar.

Sivas Bağımsız Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu

Tezkere bugün uzatılacaktır. Ancak mesele yetki vermekten ve operasyon yapmaktan ibare değildir.

Terör 25 yıldır devam ediyor, bu kadar sürede devam etmesi uluslar arası güçlerin varlığını açıkça ortaya koymaktadır.

Demokrasi insan hakları ve hukukun üstünlüğünden taviz vermeden kararlı bir mücadele yapılmalıdır. Bölgedeki işsizliğin ve göçün sebebinin PKK olduğu anlatılmalıdır.

Okullarımız da terör dersleri verilmeli, herkese çok iyi bir şekilde öğretilmelidir.

Başta milletvekilleri olmak üzere herkes PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmelidir.

Bir yandan yemin ederken, diğer tarafta ihanet odaklarıyla

Terörün dış kaynakları kesilmelidir. Bunun için etkin ve kesin bir mücadele uygulanmalıdır.

Onur kırıcı saldırıların karşısında söylenen gerekçeler daha da kahredicidir.

Mobil timler şekilde oluşan özel timlerle bu mücadele yürütülmelidir.

Irak’ta kaygılarımızı giderecek bir siyasi otorite oluşana kadar bir tampon bölge oluşturulmalıdır.

İstanbul Bağmsız Milletvekili Ufuk Uras

Bir önceki tezkereden bu yana tam 1 yıl geçti. 1 yıl boyunca çözüm sanılanın çözüm alınmadığını görmek zor mu?

Türk toplumu kan dökülmesinden bıktı. Güvenlik uğruna demokratik adımları kevgire çevirecek adımlar soruna çözüm olmuyor.

Bugün çözümsüzlüğü artıracak şiddet adımlarına ihtiyaç yoktur.

Bugün aklı selimi savunma günüdür. Demokratik açılımlardan ürkmeyelim.

Dünyanın bir çok ülkesinde reformların yapılması, paralel bir süreçte ele alınmıştır.

Bu tezkere Türkiye toplumunu demokratikleştirmeyecektir.

Yurtta barış dünyada barış ilkesinden ayrılmamak aklı selimin gereğidir.

   
 
 

Site Sponsoru

Yükleniyor...
yukleniyor...
Üye Girişi
User :
Password :
    : Remember me |

Üye Ol | Şifremi Unuttum ?
Üye Ol
User :
E-mail :
   

A password will be mailed to you.
Giriş Yap | Şifremi Unuttum ?
Şifre Hatırlat
User :
Password :
   

A confirmation mail will be sent to your e-mail address.
Giriş Yap | Üye Ol
Chat | Sohbet | Bedava Chat |