Tag Arsiv | "Mhp"

Şandır: Servis Edilmeyen Daha Nice Kasetler Var

Tags: , , , , , ,


Şandır: Servis Edilmeyen Daha Nice Kasetler VarMHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner’e ait olduğu iddia edilen ses kaydına ilişkin basında yer alan haberleri değerlendirdi.MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır,  “Üzüntülerimi ifade ediyorum. Türkiyemiz maalesef bu iktidar döneminde kendine yakışmaz öyle olaylar yaşamaktadır ki kabul edebilmek mümkün değildir. İnanın ki servis edilmeyen daha nice kasetler var” dedi.Şandır, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, yeni hazırlanan ve geçen yıl gündeme gelmeyen kanun tekliflerini TBMM Başkanlığına sunduklarını ifade etti. Şandır, bunların arasında, “nafaka alacağını tahsil edemeyen kadınların alacaklarının devletçe ödenmesini”, “Adli Tıp Kurumunun özerkleştirilmesini”, “orman vasfını yitirmiş 2-B arazilerinin değerlendirilmesini”, “şehit olanların çocuklarının ve kardeşlerinin istemeleri halinde askerlikten muaf tutulmalarını”, “zaruri ev ihtiyaçları ve üretim araçlarının hacze konu edilmemesini”, “uzman jandarma çavuşların ve TSK personelinin özlük haklarının iyileştirilmesini”, “serbest bölgelerde istihdam üzerinden gelir vergisi alınmasını ertelemeyi ve “düğünlerde ateşli silahların kullanılmasının cezalarının artırılmasını”, “Tarsus, Silifke ve Anamur adları ile 3 yeni il kurulmasını” amaçlayan kanun teklifleri bulunduğunu anlattı. Kanun tekliflerinin önemli olduğunu belirten Şandır, hazırladıkları araştırma önergelerini de Meclis Başkanlığına sunacaklarını belirtti.“İktidar olmak iddiasıyla” seçimlere girdiklerini vurgulayan Şandır, “Milletimizin takdirine saygı duyuyoruz. Milletimiz bize muhalefet görevi verdi. Biz uzlaşmacı, diyaloğa açık, hoşgörülü, sorun üreten değil, sorunların çözümüne katkı veren bir muhalefet anlayışıyla hareket edeceğiz. Milli konularda, net, sert muhalefetimizi de geri koymayacağız” diye konuştu.Şandır, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.Bir gazetecinin, “Hükümetin Libyalı muhaliflere para yardımı yaptığı konusunda haberler çıktı. Sizin bu konuda değerlendirmeniz nedir?” sorusuna Şandır, “Türkiye bir hukuk devleti. Hukukun dışında yapılan her işlem, kim yaparsa yapsın hukuk dışı olur. Basına yansıdığı kadarıyla Hükümet, bu parayı hangi hukuka dayalı olarak veriyor? Mesela, Başbakan’ın örtülü ödeneğinden mi veriyor, bunu topluma açıklaması lazım” yanıtını verdi.“Komşularımızın sorunlarına çözüm üretmek, o sorunların çözümüne katkı vermek insani bir hadise” diyen Şandır, şöyle devam etti:“Ülkenin sorunları, Hükümetin öncelikli mecburiyetidir. Hükümeti bu konuda açıklama yapmaya davet ediyoruz. Türkiye çadır devleti değildir. Türkiye bir hukuk devletidir. Yetki kullanan herkes hukukun içinde kalmak mecburiyetindedir. Kimse babasının parasını verir gibi kamunun kaynaklarını hiçbir sebeple hiç kimseye veremez. Verildiği iddia edilen 200 milyon doları hangi karara, hangi hukuka dayalı verdiklerini topluma açıklamaya davet ediyorum.”“YOZLAŞMA VE BOZULMAYI ARTIRMIŞ OLURUZ”Bir başka gazetecinin, “Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Koşaner’e ait olduğu iddia edilen ses kayıtları internete düştü. Yasadışı dinlemelerin bir Genelkurmay Başkanı’na kadar uzanmış olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Şandır, “Üzüntülerimi ifade ediyorum. Türkiyemiz maalesef bu iktidar döneminde kendine yakışmaz öyle olaylar yaşamaktadır ki kabul edebilmek mümkün değildir” dedi. Şandır, şunları söyledi:“Genelkurmay Başkanı bile alan dinlemesiyle dinleniyor, kasede alınıyor ve tam terörle mücadelenin hızlandığı, ‘bıçak kemiğe dayandı’ denildiği süreçte servis ediliyorsa, Türkiye’de devlet dışı bir takım güçlerin hukuk dışı yollarla yanlış yaptıklarını görüyoruz ve bunu bir defa değil, hemen her konuda ve her zaman yaşıyoruz.Hukuk dışı yollarla elde edilen bilgilerin basın tarafından kullanılması da yanlış yapılan bir başka husustur. Yanlışlara karşı toplumca birlikte mücadele edemezsek, yozlaşmayı ve bozulmayı artırmış oluruz. İçeriği konusunda da ilgililer gerekli açıklamayı yapacaktır.”“Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın, ‘telefonla konuşmalar fazla, kimse korkmuyor telefonda konuşmaktan’ diye bir açıklaması oldu. Hükümetin bu dinleme olaylarında hiç mi payı, sorumluluğu yok?” diye soran gazeteciyi de Şandır, şöyle yanıtladı:“Doğru olan şey şu: Türkiye’yi, Türk Milleti adına Adalet ve Kalkınma Partisi yönetmektedir. Tek başına ve 9 yıldan bu yana yönetmektedir. Türkiye’de yaşanan tüm olumsuzlukların, yanlışlıkların sorumlusu siyasi iktidardır öyle olmak mecburiyetindedir. Siyasi iktidarın şikayet etmek, temenni de bulunmak, konuşmak gibi bir hakkı yoktur, yapmak gibi bir sorumluluğu vardır.Yatak odalarının gözlendiğini, kasete alındığını, özel toplantıların dinlendiğini kasete alındığını ve zamanı gelince servis yapıldığını hep birlikte yaşıyoruz. Bu suçtur, hukuk dışı bir yoldur. Suçluların yargıya teslim edilmesinde Hükümet sorumludur.”Şandır, bir gazetecinin,”Bu dinleme işini kim yapıyor? Anlaşılan o ki bu dinleme cihazlarından bir MİT’de bir de emniyette var. Bunu kim yapıyor? Siz de parti olarak bu konuda mağdur oldunuz” sorusunu üzerine şunları söyledi:“Yeni tartışma yaratmak istemiyoruz ama MHP üzerinde toplumun gözü önünde çok acımasızca, ahlaksızca, hukuk dışı bir eylem yapıldı. Özellikle, siyasi iktidar bunu bir propaganda malzemesi olarak kullandı. Dün bizeydi bugün başkalarına. İnanınız ki servis edilmeyen daha nice kasetler var. O kasetlerden biri de herkesin olabilir. Birileri yapıyor. O birilerini bulup yargıya teslim etmek hükümetin sorumluluğudur. Eğer bunları belirleyip yargıya teslim etmiyorsa zımmen o suça ortak olmaktadır.”Şandır, MHP’ye yönelik hareketlerin hesabını soracaklarını belirterek, “Çünkü, can pazarında, MHP’yi barajın altına atmak isteyenlere karşı Hükümet görevini yapmamıştır. Bunun için kimin yaptığı önemli değil. Yapanın yanında kar kalması ve hesabının sorulmaması önemli” dedi.“BDP’li bazı milletvekilleri Meclis’e giriş kartı almak için başvuruda bulunmuşlar. Başvurular kabul edildi. Hem maaş verilmemesi gündeme gelmişti hem de giriş kartları onaylandı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu Şandır, “Kötü niyetlerin önlenebilmesi, iyi niyetli davranışlarla daha kolay olur. Birileri sorun çıkartmak, Türkiye’de toplumu germek istiyor. Buna karşı iyi niyetli, sağ duyulu yaklaşımlar çözüme katkı verir. Sayın Meclis Başkanı’nın tavrını bu anlamda değerlendiriyorum” diye yanıtladı.YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARIBir gazetecinin, “Meclisin yeni gündemi anayasa olacak. MHP olarak sizin olmazsa olmazlarınız, kırmızı çizgileriniz var mı yeni anayasa konusunda” sorusu üzerine Şandır, partisinin, anayasa konusunda TBMM’de en erken görüşlerini ifade eden ve teklifini sunan siyasi parti olduğunu söyledi.Şandır, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 2007′deki bir grup konuşmasında, “anayasa değişikliği ile öneri getirdiğini ve hassasiyetleri ifade ettiğini” anımsattı. Bahçeli’nin, o konuşmasında, “1982 anayasası değişmelidir” şeklinde bir öneri sunduğunu belirten Şandır, “Bunun için Mecliste anayasa değişikliği için uzlaşma komisyonu kuralım’ şeklinde teklifte bulundu. İktidar partisinden bizim bu samimi teklifimize bir yanıt gelmedi” dedi.Şandır, “devletin kuruluş hukukunun değiştirilmeyeceğini” ifade ettiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti:“Devletimiz, bir milli mücadele sonrası kurulmuştur. Kurucu kahramanlarımız hem dünyayla hem de kendi toplumlarıyla mutabakat yaptılar. Lozan Barış Anlaşması’ndaki tanımlar ve haklar, 1924 Anayasasında belirlenen ilkeler değiştirilemez. Yapılacak değişiklik, bireysel hak ve özgürlüklerin önündeki kısıtlamaları azami düzeyde kaldıracak bir hukuk olmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, AKP’nin sözlerine inanarak bir eylemde, çıkışta bulunmaz. İcraatlarını bir görelim.”

Erdemli Belediyesi ne Baskın! (Video)

Tags: , , , , , , , , , ,


Erdemli Belediyesi'ne Baskın! (Video)Mersin’in Erdemli İlçe Belediyesi’ne baskın yapan polis, arama başlattı. Kaçakçılık ve Organize Şube Müdürlüğü ekipleri, bugün sabah erken saatlerde MHP’li Mükerrem Tollu’nun başkanlığını yaptığı Erdemli Belediyesi’ne baskın yaptı. Erdemli Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Gül’ün bizzat yönettiği baskında polisler, belediyede arama başlattı. Operasyonla ilgili bilgi verilmezken arama sırasında Belediye Başkanı Mükerrem Tollu’nun da belediyede olduğu öğrenildi.Operasyonun gerekçesiyle ilgili bilgi verilmedi.

Vural Neden Hükümet Barzani ye de Git Demiyor? (Video)

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Vural 'Neden Hükümet Barzani'ye de 'Git' Demiyor?' (Video)Oktay Vural: ‘Siyasal Kürtçülüğün Türkiye’ye siyasal çözüm olarak sunulduğu ortamı hazırlayan Hüseyin Çelik gibilerin zihniyeti olmuştur’MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural Habertürk’te canlı yayına katıldı.AK Parti döneminde 900′e yakın şehit verildiğini ifade eden hükümetin terör örgütünü azdırdığını öne sürdü. Terörle mücadele edilmediğini müzakere edildiğini belirten Vural "Açılım adı altında Türk milletinin kimliği, devlet yönetimi, ismi dahi tartışma ortamına sokuldu. böyle bir ortam içinde terörle mücadele edenler sorgulandı, teröristler insan hakları savunucusu oldu. Elimde eski İçişleri Bakanı’nın yazısı var. ‘Daha fazla özgürlük daha fazla demokrasiyle çözeceğiz bu işi’ diyor. Terör örgütüne verdiğiniz her bir özgürlük terörün genişlemesine yol açıyor" dedi.2002 yılında dağlarda barınamayan teröristlerin şimdi Irak’ın kuzeyinde beslendiğini vurgulayan Vural "Ahmet Davutoğlu, Sayın Başbakan Esad’a git diyor. Peki size soruyorum, eğer bir ülke teröristleri besliyorsa neden Barzani’ye karşı aynı irade kullanılmıyor? Neden ABD Irak’ın kuzeyinde PKK’ya tahsis edilmiş bölgeyi güvenli bölge olarak nitelendirip bu konuda tedbir almıyor? Neden orada Saddam’lanmış bir Barzani’nin beslenmesine izin veriliyor?" diye konuştu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in ‘Ovada Şahin Dağda Güvercin’ yorumuna yönelikse şunları söyledi:"Teröriste karşı iradenin bu güne kadar neden kullanılmadığını sorguluyorum. Yeni ortamda yeni bir maskeli siyaset. Hoşgeldiniz. Yedi tane askerimizin şehit edildiği Reşadiye saldırısında bile güvenlik güçlerimizi sorgulayan Hüseyin Çelik gibiler, Yavuz Başayar’ın o PKK’lılara yönelik yürüttüğü operasyon ve daha sonra da Çukurca’da şehit olması karşısında acaba vicdani bir rahatlılık duyuyor mu? Bugün siyasal Kürtçülüğün Türkiye’ye bir siyasal çözüm olarak sunulduğu ortamı hazırlayan Hüseyin Çelik gibilerin zihniyeti olmuştur."Kaynak: haber365

CHP İstanbul’u nasıl kazanır?

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,


CHP İstanbul’u nasıl kazanır?

CHP’nin kurmayları, 2004’te AKP’nin yüzde 17 oy gerisinde kalan partilerini 20 yıl sonra İstanbul’da iktidar yapmak için küçük partilerin oylarına göz kırpıyor. İşte CHP kurmaylarının masasındaki ‘seçim denklemi’:

20 yıl önce İstanbul’daki iktidarını Milli Görüş’e kaptıran CHP yeniden Büyükşehir’i almak için seferber oldu. “Dürüst, sakin ve soğukkanlı” olarak tanımlanan Kemal Kılıçdaroğlu, ikinci dönem için halktan yetki isteyen AKP’li Kadir Topbaş’ın karşısına çıkacak.

Belki de Kılıçdaroğlu’nun asıl siyasi düellosu bu seçimlerde yaşanacak. Gürsel Tekin’le ’çarşaf açılımı’ yapan, yeni siyaset enstrümanlarına yönelen CHP’nin İstanbul örgütü yarışa 17 puan geriden başlıyor.

Zira, son yerel seçimde Kocaeli’nden ithal Sefa Sirmen’le Kadir Topbaş’ın karşısına çıkan CHP 28.9 oy almıştı. Topbaş ise yüzde 45.3’le yarışın galibiydi.

İNCE HESAPLAR

CHP’liler 5 yıl içinde değişen siyasi dengeleri kendi lehlerine yorumluyor. İşte CHP kurmaylarının masasındaki ’seçim denklemi’:

SP YÜKSELİR: 5 yıl önce “kendi içinden çıkan” ve yeni bir rüzgar estiren AKP karşısında tutanamayan Saadet Partisi, o ortamda bile üçüncü parti olmuş, 5.4’lük oya ulaşmıştı. Numan Kurtulmuş’la yenilenen SP’nin AKP’den birkaç puan çalacağı ve oyunu artıracağı beklentisi var.

ORTA SOL, CHP’YE: 2004’teki İstanbul Büyükşehir için yarışan SHP ve DSP yüzde 5’e yakın bir oy almıştı. AKP’yi sıkıştıran ve yolsuzluğun üzerine giden Kılıçdaroğlu’nun bu partilerin tabanında etkili olabileceği ve oy artışı sağlayacağı hesapları yapılıyor

MERKEZDEKİLER: O siyasi yelpazenin merkezinde yer alan partiler ciddi bir varlık gösteremedi. DYP, ANAP ve GP’nin toplam oyları 9.1’de kaldı (DYP: 4.48 , GP: 3.43, ANAP: 1.23). CHP’liler, bugün seçmenin nezdinde ciddi bir seçenek oluşturmayan bu siyasi partilere giden oyların da Kılıçdaroğlu’na katkı sağlayabileceği yorumları yapıyor.

Meclis’te temsil edilen MHP’nin güçlü bir adayla geleneksel oylarını koruyacağı hesaplanıyor. MHP son yerel seçimde İstanbul’da aldığı yüzde 4.1’lik oyla dördüncü parti olmuştu.

OY KULLANMAYANLAR: 2004’te İstanbul’da yerel seçime katılım oranı yüzde 68 oldu ve yaklaşık 2 milyon seçmen oy kullanmadı. Bu rakam Topbaş’ın aldığı oylara yakın. Bu seçimde CHP’lliler küskünlerle birlikte yeni seçmenleri de hedefliyor.

AKP’nin anket şirketinden Erdoğan’a şok!

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,


AKP’nin anket şirketinden Erdoğan’a şok!

Vatan Gazetesi’nin haberine göre, AKP’ye yakınlığı ile bilinen Metropoll şirketinin araştırmasına göre Eylül’de yüzde 50.9 olan AKP oyları Ekim’de 16 puan düştü.

AKP'nin anket şirketinden Erdoğan'a şok!

Bu düşüş, yüzde 31 oranında oy kaybına denk geliyor…

Metropoll şirketi, “Ekim 2008 gündem” başlığı altında 30 ilde bin 582 kişiyi kapsayan bir anket yaptı. Anket, arka arkaya açıklanan yolsuzluk dosyaları ve ekonomik kriz, iktidar partisinin oylarında müthiş bir düşüşe neden olduğunu ve AKP’nin son bir yıl içinde en düşük oy oranına ulaştığını gösteriyor. Buna karşı muhalefet partileri CHP ve MHP son bir yıl içindeki en büyük oy oranına ulaştılar.

16 puan kayıp, yüzde 31’lik azalma

Anket sonuçlarına göre ’Bugün seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz?’sorusuna verilen cevaplar şöyle oluştu: AKP 35, CHP 15.5, MHP 8.6, DTP 3.4, DP 1.5, SP 1.0, Diğer 3.8, Kararsızım 13.9, Geçersiz Oy Kullanacağım 7, Sandığa Gitmeyeceğim 2.1 ve Cevap Yok 8.2. Bir ay önceki araştırmaya göre AKP’nin oyunun 16 puan düştüğü, buna karşılık MHP’nin 2 ve CHP’nin 6 puan oy artışı yaşadığı görüldü. Bu rakamlara göre oransal olarak AKP’nin oyunda bir önceki aya göre yüzde 31’lik azalma olurken, CHP’nin oyunda yüzde 63.2’lik, MHP’nin oyunda da yüzde 30.3’lük artış meydana geldi.

Aktütün’de TSK’nin ihmali

Ankete göre halkın yarıdan fazlası (yüzde 51.4) PKK’nın Şemdinli’deki Aktütün Karakolu’na yaptığı son baskında güvenlik güçlerinin bir ihmali veya kusuru olduğuna inanıyor. Saldırıda güvenlik güçlerinin bir kusuru veya ihmali olmadığına inananların oranı ise yüzde 32.7’de kaldı.

Başbakan Erdoğan’ın kendi partisine oy verenlere “Aydın Doğan’ın sahip olduğu medya grubunun gazetelerini almayın, evinize sokmayın” şeklinde bir boykot çağrısı yapması halkın büyük bir kesimi (yüzde 64.9) tarafından tasvip edilmedi. Anket, Başbakan’ın bu çağrısını AKP’li seçmenlerin yüzde 43.9’unun desteklemediğini ortaya çıkardı.

Yolsuzlukla mücadele
Son aylarda patlak veren yolsuzluk dosyalarına karşı hükümetin gerekli mücadeleyi yapmadığı görüşü hakim. Ankete katılanların yarıdan fazlası (yüzde 51.5) AKP hükümetinin yolsuzluklara karşı etkin bir şekilde mücadele ettiğine inanmadığını bildirdi. İnananların oranı ise yüzde 43.4 olarak çıktı.

Memnuniyet de düştü

Ankete göre “Hayattan memnuniyet” oranında gerileme görülüyor. Geçen ay halkın yüzde 49.1’i Türkiye’nin durumunun iyiye gittiğini düşünmekte iken bu ay dramatik bir şekilde bu oran yüzde 24.9’a düştü. Buna karşın Türkiye’nin iyiye gitmediğini düşünenlerin oranı ise geçen ay ki oran olan yüzde 45.2’den yüzde 70.2’ye yükseldi.

Başbuğ MHP’yi ziyaret etti

Tags: , , , , , , , , , , ,


Başbuğ MHP’yi ziyaret etti

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, MHP’ye iade-i ziyarette bulundu. Görüşme yaklaşık 90 dakika sürdü.

Başbuğ MHP'yi ziyaret etti

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti.

Saat 11.30′da MHP Genel Merkezi’ne gelen Başbuğ’u, Bahçeli kapıda karşıladı.İkili basın mensuplarına tokalaşarak poz verdi.

Basına kapalı gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 90 dakika sürdü.

Görüşme sonrası Başbuğ ve Bahçeli kısa bir açıklama yaptı.MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye iade-i ziyarette bulunduğunu ifade eden Başbuğ, “Bugün kendileri ile çok yararlı, detaylı görüş alış-verişinde bulunduk.Önce Sayın Baykal ile yaptığımız görüşmede olduğu gibi özellikle bugün Türkiye’nin terörle mücadelede bulunduğu durumla ilgili bazı bilgileri ve görüşlerimizi kendilerine ilettik.Bundan sonra terörle mücadele de Türkiye’nin neler yapması gerektiği yönündeki düşüncelerimizi ifade ettim.Kendilerinin önerilerini dinledim.Bu açıdan bu görüşmenin çok yararlı olduğunu düşünüyorum.Sayın Bahçeli, MHP Genel Merkezi’ni ilk ziyaret eden Genelkurmay Başkanı olduğumu söyledi.Bundan da büyük mutluluk duyuyorum.”

Başbuğ, gazetecilerin Bahçeli’nin ‘tampon bölge’ önerisine ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Babaoğlu’na ilişkin sorulara yanıt vermedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise herhangi bir açıklama yapmadı.Bahçeli gelişte olduğu gibi çıkışta da Başbuğ aracına kadar uğurladı.

AKP’Yİ ŞOKE EDEN ANKET!

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


AKP’Yİ ŞOKE EDEN ANKET!

22 Temmuz 2007’de yapılan yerel seçimin sonuçlarını en doğru tahmin eden A&G şirketinin 4-5 Ekim tarihlerinde Habertürk için yaptığı kamuoyu araştırması ilginç sonuçlar ortaya koydu.

AKP'Yİ ŞOKE EDEN ANKET!

Araştırmaya göre yüzde 31’lik oranla kararsızlar yine ’birinci parti’ durumunda. Küresel kriz ve Aktütün Karakolu’na yapılan saldırı sonrasında AKP’nin oy oranı ise yüzde 48,3’ten yüzde 41,3’e geriledi.

Ankete katılanların “Milletvekili Genel Seçimleri bugün yapılsa, yani sandık bugün önünüze gelse kime – hangi partiye oy verirsiniz?” sorusuna verdikleri yanıt ise seçmenin hala oy verecek parti aradığını ortaya koydu.

Araştırmada kararsızların oranı yüzde 30.8 olurken, partilere göre oy dağılımı ise şöyle gerçekleşti

AKP yüzde 28,6, CHP yüzde 14,5, MHP yüzde 12,9 DTP yüzde 4,6..

A&G’nin sahibi Adil Gür, araştırmanın analizini VATAN Gazetesine yaptı. Kararsızlar neden hep 1’inci parti? “Son birkaç yıldır yaptığımız araştırmalarda hep şunu gördük Ülkede en önemli 3 sorun aş, iş ve terör. Biz bu araştırma için sahaya çıktığımızda küresel kriz, bayram sonrası etkilerini para piyasalarında göstermeye başlamış ve hepsinden önemlisi Güneydoğu’dan gelen 17 şehit haberi Türkiye gündemine oturmuştu. Tabi şunu da unutmamak lazım Başbakanla Doğan Medya Grubu kavgası, Şaban Dişli ve Deniz Feneri olayları son bir aylık süreç içerisinde ülkemizde yaşanan ve iktidarı etkileyen önemli olaylardı.”

Hangi olay nasıl etkilemiştir?

“Açıkçası bunların her birinin ne kadar etkilediğini bu araştırmada görmek mümkün değil. Hangisinin daha fazla etkilediğini görmek için bir sonraki aydaki araştırmanın sonuçlarını görmek lazım. Çünkü yolsuzluk haberleri ve Doğan Medya grubu kavgası nedeniyle AKP’nin oyları düştüyse para piyasalarındaki fırtına sakinleştiğinde, inşallah umut etmeyiz şehit haberleri duymadığımız takdirde AKP’nin oyları bir önceki ay mertebelerine ulaşacaktır.”

MHP’deki oy artışının nedeni?

“MHP’deki hızlı yükselişi terör olayına bağlıyorum. Acaba AKP’den vazgeçenlerin bir kısmı yolsuzluk olayları ve medya kavgası nedeniyle kararsızlara katıldı da, karararsızların içindeki önceki kararsızlar MHP’ye mi oy vereceğim dedi bunu da önümüzdeki ay görebileceğiz.”

Yolsuzluk haberleri AKP’yi nasıl etkiledi?

“Yolsuzluk haberlerlerinin bir partinin oyunu yüzde 20’ler gibi bir mertebede etkileyeceğini zannetmiyorum. Çünkü Ak parti seçmeni ağırlıklı olarak düşük gelirli, daha az eğitim gruplarında ve yolsuzlukla ilgili haberlerle etkilenebilcek bir seçmen kitlesi değil. Bu nedenle de AKP oylarındaki düşüşün ana nedeninin 3 önemli sorun olan aş, iş ve terörden kaynaklandığını düşünüyorum. ”

Seçmenin oyunu ne belirliyor?

“Yaklaşık 5-6 aydır yaptığımız tüm araştırmalarda gördüğümüz Türkiye’de seçmenin gelecekle ilgili kaygıları artmaya başlamış ve ekonomiyle ilgili olumsuz beklentiler artmıştı. Açıkçası biz bu araştırmayı yaptığımızda 1.3 YTL olan dolar kurunun bugün 1.4 YTL’yi aştığını düşünürsek bugün bir araştırma yapılsa iktidarın oylarının daha da aşağıya düştüğünü ve kararsızların arttığını göreceğiz.”

TEZKERE MECLİSTEN GEÇTİ!

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


TEZKERE MECLİSTEN GEÇTİ!

TBMM’de kritik saatler bitti. Tezkere Meclis’ten geçti. Başbakanlık Tezkeresi, 18′e karşı 511 oyla TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Elektronik cihazla yapılan açık oylamaya, 529 milletvekili katıldı.

TEZKERE MECLİSTEN GEÇTİ!

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarını, Irak’ın kuzeyinden Türkiye’ye yönelik terör tehdidi ve saldırılarının bertaraf edilmesi amacıyla sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere bu bölgeye göndermek için Hükümete verilen yetki süresinin, 17 Ekim 2008′den itibaren 1 yıl daha uzatılmasını öngören Başbakanlık Tezkeresi, 18′e karşı 511 oyla TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Elektronik cihazla yapılan açık oylamaya, 529 milletvekili katıldı.

DAKİKA DAKİKA TEZKERE OYLAMASI:

TBMM’de tezkere öncesindekritik saatler yaşandı. Meclis Genel Kurulu, Güldal Mumcu başkanlığında bir araya geldi. Tezkere görüşmeleri öncesi CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu gündem dışı söz aldı.

Gündem dışı görüşmelerin ardından tezkere görüşmeleri başladı. Meclis’te ilk olarak CHP adına İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ söz aldı. Grubu adına söz alan Elakdağ, Aktütün Sınır Karakolu’nda meydana gelen PKK baskının sorumlularının kamuoyuna hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Hükümet adına konuşan Cemil Çiçek ise umarım bu son tezkere olsun derken ortada dönen haberlerin yalan olduğunun altını çizdi. Parasızlık yüzünden askerler öldü haberlerine tepki gösterdi.

Ardından kürsüye çıkan MHP Adana Milletvekili Kürşat Atılgan tezkerenin geçmesi gerektiğini söyledi.

Ardından söz alan Muhsin Yazıcıoğlu hükümetin bugün tezkereyi alacağını söyledi. Yazıcıoğlu’nun ardından Ufuk Uras düşüncelerini söyledi.

VE OYLAMAYA GEÇİLDİ

Tezkerenin geçip geçmeyeceği 5 dakika içinde belli olacak

CHP MİLLETVEKİLİ ŞÜKRÜ ELEKDAĞ

Geçen yılki tezkereden bu yana terör eylemleri devam etti. Ülkemizde yüzlerce ocak söndü. Aktütün olayı düşündürücüdür, araştırılması gerekmektedir. Bir karakolun savunulabilir, askerimizi koruyabilen bir yapı haline getirilmesi gerekirdi. Karakoldaki eksiklikleri, inşaat ve mali zorluklara bağlamak doğru değildir.

Hükümetin terör konusunda 3 temel zafiyeti var. Birincisi hükümetin caydırıcı bir strateji uygulayamaması. Barzani’nin PKK’ya yataklık yapmasının ve destek vermesinin nedeni biliniyor. Barzani, PKK’yı bir pazarlık aracı olarak kullanmak istiyor. Bu durumda Barzani’nin Türkiye’nin düşmanı olduğunu ve terörün baş destekçiliğini yapmadığını düşünen var mıdır?

Barzani’yi PKK’ya destek vermekten caydırmak zorunludur. Bu bakımdan Türkiye politikasıyla, Barzani’ye PKK’mı Türkiye’mi seçimini yaptırmak zorundadır. Geçen sene bu kürsüden bunları söylemiştim.

Bu caydırıcı politikalara en iyi örnek Türkiye ile Yunanistan arasındaki karasu konusunda yapılmıştır.

Türkiye Ege’deki hakları korumak hususunda sarsılmaz bir irade ortaya koydu. Yunanistan’ın Ege’de karasularının 6 mil’in üzerine çıkarmasının, savaş nedeni olacağını ilan etti.

Türk Genelkurmay’ı buna mukabele edecek uygun bir stratejiyi uygulamaya koydu.

Bu planı uygulayacak askeri güç Ege’de konuşlandırıldı.

Öcalan’ın ve PKK’nın Suriye’den çıkarılmasında da aynı yol izlendi.

Caydırıcı politika uygulandığında kuvvet kullanmaya gerek kalmayabilir. Kurşun atılmadan sonuç alma imkanı doğar.

Hükümet Kuzey Irak konusunda böyle bir politika uygulayacaksa önce Barzani Türkiye’nin düşmanı demelidir. Ama eğer Türkiye bundan korkarsa, ozaman Barzani’de sergilenen teslimiyetten yararlanır.

Tabi bir de ABD faktörü var. Genel kanaat, Barzani’nin tutumunun ABD’den aldığı cesaretle yaptığıdır.

5 Kasım 2007’de Erdoğan ve Bush arasında yapılan mutabakattan geliyor.

ABD, PKK konusunda işbirliği sağlamayı kabul ediyor ama Türkiye’ye de bir yasak getiriyor. Bu yasak, TSK’nın ABD’nin izni olmadan hiçbir operasyon yapamaz.

Hava operasyonlarıyla terörün kökü kazınamaz. ABD kara harekatı yapabilme izni vermiyor.

Hükümet ABD’nin istihbarat vermesi karşılığında, Kuzey Irak’a müdahale hakkından vazgeçmiştir.

Böylece ABD Barzani’ye, “Türkiye’nin elinden operasyon aldık” demiştir.

Böyle olmasa Barzani, Türkiye’ye “Kerkük sorununu karışırsanız, Diyarbakır’da halkı sokağa dökerim” diyebilir mi?

Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin meşru müdafaa hakkından vazgeçerek, Barzani karşısında ülkesini savunmasız bıraktı. Terörle mücadele için topyekun bir mücadele anlayışı gerekir.

Esasında her uluslararası sorunda şartlar farklıdır. Türkiye’nin bu noktada caydırıcı olabilmesi için şu dört hususa dikkat etmelidir:

1- Tehtidin odağı açıkça ilen edilmelidir.
2- Tehtidi bertaraf edecek strateji oluşturulmalıdır.
3- Bu konuda gerekli kuvvet ilgili yere konuçlandırılmalı
4- Karşı taraf, şartların olgunlaşması halinde kuvvet kullanılacağına inanmalıdır.

Bu konuda Barzani, Türkiye’nin düşmanı olarak açıklanması gerekmektedir. Eğer Türkiye bunu açıklamassa, Barzani’de cesaretlenir. Bizimle farenin kediyle oynadığı gibi oynar.

ABD, PKK ile mücadeleyi destekliyor; ancak Türkiye’ye bir şart sunuyor. O da Kuzey Irak’a ABD’nin haberi olmadan herhangi bir operasyonu mümkün kılmıyor.

ABD evet bize istihbarat paylaşarak hedefler gösteriyor; ancak bunlar sadece gösterişten ibarettir, dallarıdır gövdesi değil!

Hükümet 6 yıldır bu tür kapsamlı bir mücadele yapamamıştır.

CHP olarak tezkereyi desteklediğimizi açıklar hepinize saygılarımı sunarım.

MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı

Alçak saldırının hemen ardından tezkere görüşülmektedir. MHP birinci tezkereyi tüm gücüyle desteklemiş ve bu konuda tüm samimiyetiyle eksikliklerini söylemiş ve bunu yine bu kürsüden dile getirmiştir. Yine açıkça söylemem gerekirse MHP, bu tezkereye de tüm gücüyle destek vereceğini söylemek isterim.

Türkiye, iki cephede mücadele etmekle karşı karşıyadır. Terör meselesi, uzun vadede ve caydırıcı bir politikayla yürütülmesi gerekmektedir.

Terör unsurlarını konuyan ve faaliyetlerini destekleyen kesimler için yeterli önlemlerin alınması mutlak bir sorundur.

PKK’nın Irak’ın Kuzey’inden tasfiye edilmesi 5 ana noktada toplanmaktadır. Bu tasfiye kriterleri bizim değerlendirmelerimiz olmayıp, hükümetin ABD ile yapılan görüşmelerde masaya götürdüğü kriterleridir.

PKK’nın en büyük destekçisi Kuzey Irak’ta yerel yönetime sahip Barzani’dir. Barzani ve peşmergeler teröristlere destek vermekti, yaralanan PKK’lılar yine buradaki hastanelerde tedavi edilmektedir. Habur’dan alınan haraçlar PKK’ya iletilmekte ve Avrupa’dan gelen destekler yine Barzani aracılığıyla PKK’ya iletilmektedir.

Barzani, PKK’nın siyasi hamiliğini üstlenmiştir. Barzani’nin siyasi çözüm recetesi ise Kuzey Irak’ta uygulanan etnik yapının Türkiye’ye uygun görmektedir.

AKP ise tüm bunların karşısında topal bir strateji belirlemiştir.

Hükümet içi boş niyet mektuplarıyla hayal kırıklığına uğramıştır.

PKK’nın tasfiye edilememesinin bir diğer nedeni ise ABD’nin inciti desteğidir. ABD nedeniyle Kuzey Irak’a düzenlenen operasyonlar dar kapsamlı ve sadece hava harekatlarıyla sınırlı kalmıştır.

Türkiye terörle mücadelede çok önemli bir yol ayrımındadır.

Barzani’nin PKK’ya desteği mutlaka kesilmelidir. Hükümet bu konudaki önlemlerini almalı eğer engellenemesse askeri müdahalenin hedefi haline geleeceği açıkca ifade edilmelidir. Eğer yine de bu konuda bir sonuç elde edilemesse o taktirde bu bedel fiilen ödettirilmelidir.

ABD ile yeni siyasi-askeri bir işbirliği yapılması gerekmektedir.

Terör yuvalarına karşı geniş çaplı bir harekat düzenlenmelidir. Kuzey Irak’ta kara kuvvetleri bulundurulmalı, tampon bölge oluşturulmadır. Türkiye’ye bu desteği vermek ABD’nin samimiyet sınavı haline gelecektir.

DTP Van Milletvekili Fatma Kurtalan

Toplumsal sorunları mecliste tartışmamız gerekir. Demokratik çözümler bulunması en doğru çözüm olacaktır.

Demokratik yapılanmaların yerine MGK’nın getirilmesi de işte bu baskıcı anlayışın etkisi altında kalmıştır.

Bireyi devlet için gören bir zihniyet, aynı zamanda devlet için bireyi de düşman olarak görecektir.

Bu da Susurluk, Ergenekon gibi karanlık yapılanmaların oluşmasına neden olmuştur.

Tezkere karşımızda acı bir gerçek olarak karşımıza çıkmıştır.

Sorunları görmezden gelmek ve güce dayalı bir sistem oluşturmak meclisin fonksiyonlarını yerine getirememesi anlamı taşımaktadır.

Yasal düzenlemeler Kürtler ve diğer etnik grupların Türklerle eşit haklara sahip olmadığını göstermektedir.

Ortak vatanda, ortak bayrak altında Kürtlere yaşam hakkı verilmelidir. Hedefimiz çağdaş ve evrensel değerlerin yükseldiği demokratik bir yaşam biçimidir.

Bize aklını başına al diyen siyasi parti liderlerine diyoruz ki aklımızı başımıza aldık ve şimdi size sesleniyoruz. Biz tezkereye hayır diyoruz, sizlerinde desteklemeyeceğinizi umut ediyoruz.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün Sınırlarımızın ötesinde

Ülkemizin bütünlüğünde kasteden silahlı bir terör örgütü bulunuyor ve sürekli olarak masum insanlarımızı öldürüyor, karakollarımıza saldırıp askerimizi polisi öldürüyorsa, sınır ötesi harekat zorunlu kılınmaktadır.

Terör örgütünün dağ kadrolarının kaldırılması finans kaynaklarının kesilmesi, örgüte yurt dışından katılımın önlenmesi sağlanmalıdır.

Türkiye yaz kış demeden her türlü operasyonu yapmaya imkânının bulunduğu görülmüştür. Terörle mücadelemizde ABD ile ilk defa PKK’yı ortak düşman eden, sınır ötesi operasyonlarda işbirliğine yönelen bir tutum olmuştur.

Bu tutumun daha ileri bir düzeyde işbirliğine dönüşmesi gerekiyor.

Sınır ötesi askeri müdahalemiz konusunda, AB’nin tutumu da son derece olumludur. Bu olumlu yaklaşımların önümüzdeki süreçte terörün finans kaynaklarının kurutulması sağlanmalıdır.

Haklılığımızın bütün dünya tarafından kabul edilmesinde, hükümetimizin kararlılığının yönü büyüktür.

CEMİL ÇİÇEK:

Ortadoğu’nun içinden çıkılmaz gerçeğini ve Türkiye’nin gerçeğini tüm yönleriyle ortaya koymalıyız ki provokasyonlara alet olmayalım. Tedbirde kusur ettiğini düşünenler, takdirde bahene aramasınlar. Yaptıklarımızı gözden geçirmeliyiz. Herkesten beklentimiz budur.

Terörle mücadelenin iki ön şartı var. Biri siyasi kararlılık. Diğeri halkın desteği…

Bir süreden beri, her ne sebeple olursa olsun kafa karıştırıcı değerlendirme yapılıyor. Bir tanesi 17 Ekim 2007 günü TSK’nın terörle ve teröristle mücadelede bir imkan olarak düşünülen 903 sayılı karar çerçevesinde TSK tarafından sınır ötesinde yapılacak harekâtın hudut zamanının bildirilmesi Genelkurmay Başkanlığı’ndan istendi.

TSK’nın terör tehditlerini bertaraf etmek ve sınır ötesi harekat ircaa etmek üzere,

Terör örgütünün bulunduğu bölgeler ile askeri harekatın askeri ihtiyaçlara göre sürdürülmesi,

Genelkurmay Başkanlığı’nca, kullanılacak gücün askeri ihtiyaçlara göre belirlenmesi ve Başbakanlığa bilgi verilmesi.

Nasıl bir harekat olacak, hududu ne olacak, ne miktar bir birlik bulunacak gibi bir çok soruyu içeren bir bilgi verildi.

Gereğini siz yapacaksınız, hükümet olarak size destek vereceğiz.

Gereğinin yapılabilmesi açısından makul süre içerisinde Başbakanlığa bildirilmesi istenmiştir.

29 hava harekatı yapılmıştır. Bir kara harekâtı tarzında bu tezkere bugüne kadar kullanılmıştır. Bu tezkereden beklenen muradın hasıl olması bakımından daraltılan bir durum söz konusu değildir.

TSK’nın terörle mücadelede bir kısım imkânları talep ettiği buna yeterli imkânın verilmediği yönünde. Bu kesinlikle doğru değildir.

İnsan hayatı söz konusu olduğu zaman para teferruattır.

100 km az yaparız, 4 bina az yaparız, gerekirse aç yatarız bu parayı sağlarız.

Terör uzmanlığından dolayından değil terörle mücadelede güvenlik birimlerimizin karşılaşacağı ödenek sıkıntısı varsa bunu anında karşılamak içindir.

Hükümet sanki para vermiyormuş gibi değerlendirme yapılıyorsa burada iyi niyet yoktur.

Bu tezkere kabul edildikten sonra, terör konusunda dış dünya Türkiye’nin yanında yer almıştır.

Biz Kıbrıs’ta haksız mıydık?

Ama 2 keçinin doymadığı yerden 9 kağnı ot yolduruyorlar adama.

Hükümet bunu anlattı. Herkes terörle mücadelede Türkiye’nin haklılığını kabul ettiyse bunu hükümetimiz sağlamıştır.

Irak ile ABD ile Arap ligi ile AB ile BM ile NATO ile bütün bu süre zarfında herkesin kendi çapında katkıları olmuştur ki bugün bu meseleleri biraz daha rahat bir ortamda konuşma imkanını buluyoruz.

İnanıyorum ki bu son tezkere olsun

MHP Milletvekili Kürşat Atılgan

Aldığım bilgiye göre az önce Diyarbakır’da bir polis aracı tarandı. 1 şehidimiz var.

Kanlı terör örgütünden ve onun destekçisinden, evlatlarımızın hesaplarının soracağına da inanıyorum.

Türkiye 25 yıldır mücadele etmektedir. 1984’ten 2002 yılına kadar Türkiye’nin bunun adı terör sorunuydu. Yani bizimde içinde bulunduğumuz hükümet 2002 yılında, iktidarı devrederken terör ülkenin gündeminden düşmüştü, şehit sayısı 3 yada 5’i geçmeyecek şekildeydi.

Peki ne oldu da 6 yılda bu kadar şiddetli arttı? Bunun sebebi bana ve MHP’ye göre daha önceki büyün bu işte mücadele edenler, bu ülkenin adı terör problemi iken, bu iş biraz kimlik ve hak arama sorunu olarak görülmeye başlandı ve terörün ümitlenmesine, teröre prim verildi.

Az önceki konuşmalarda biraz ümitlendim. Aradaki 5 yıllık farklı anlayışın bugün değişmesinden memnunluk duyuyorum.

Geçtiğimiz 25 yılda da Kuzey Irak’ta üstlendiler. Orada barındılar, eğitim yaptılar, silahlandılar, fırsat bulduklarında Türkiye’ye geçerek pusu kurdular, büyük şehirlerde masum insanlarımızın katledilmesine vesile oldular.

Türk milletini kahreden, teröristin yaptığı her eylemden sonra gerçek niyetlerini gizleyerek sarf ettikleri eylemlerdir, terörü lanetlemeyen taraflardır.

Kafamızı biraz kaldırdığımızda, bu millete ihanet edenlerin nasıl zulüm çektiklerini görürüz. Bu onurlu insanların tamamı bu cumhuriyeti kurmuştur. Bütün farklılıklarıyla bu coğrafyadaki insanlar milletimizin bir parçasıdır.

Gönül ister ki bu tezkere oy birliği ile bu meclis’ten geçsin. Böyle olsa teröristlerin alacakları mesajlar vardır.

Bu tezkere ile TSK ve hükümet caydırıcı bir koz elde edecektir. Caydırılamazsa, caydırılmasına vesile olacak operasyon yapılacaktır.

Barzani’nin PKK’ya verdiği destek bellidir. Bu desteği kesmesini beklemek saflık olur. Bölgesel yönetim liderinin anlayacağı tek dil kalmıştır o da kuvvettir.

Türk siyasetinin Irak’taki en büyük kozu TSK’nın gücüdür.

Barzani neden PKK’ya destek versin diyebilirsiniz.

150 yıllık hayaline Türkiye topraklarını da bu hayaline dahil etmiştir. Barzani’nin rüyasından uyandırılabilmesinin de en büyük etkeni TSK’nın gücü olacaktır.

Ne Roma’da ne Bizans’ta ne Osmanlı’da güneydoğu Anadolu bölgesinde böyle bir vurucu kuvvet olmamıştır.

Sayın Başbakan ve Bush’un Washington görüşmesinde PKK ortak düşman olarak görülse de, sadece istihbarat paylaşımına indirgenmiştir.

Bu istihbarat paylaşımı çok abartılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin yeterince istihbarat olanağı vardır.

Türkiye gelinen noktada Kuzey Irak ile ilgili kendi gücüyle kontrol etmekten başka çare kalmamıştır.

Türkiye’nin PKK’yı yok etmesinden başka çare kalmamıştır. Aksi takdirde duyduğumuz acıları tekrar duymak zorunda kalırız.

Terörizmle mücadelenin askeri bacakla mücadele etme sonuç alınmaz. Terörizmin mali bacağının kırılması gerekir. Bu teröre kimlerin nasıl nerede ne kadar miktarda yardım ettiğini tespit etmek zor değildir.

Diğer taraftan teröre destek veren siyasilerle ilgili TBMM’de dokunulmazlıkla ilgili yeni düzenlemeler getirilmelidir.

Son olarak, bölgedeki göçer hareketlerinin kontrol altına alınmasıdır. Yurt içindeki teröristler göçerlerden lojistik destek almaktadırlar.

Sivas Bağımsız Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu

Tezkere bugün uzatılacaktır. Ancak mesele yetki vermekten ve operasyon yapmaktan ibare değildir.

Terör 25 yıldır devam ediyor, bu kadar sürede devam etmesi uluslar arası güçlerin varlığını açıkça ortaya koymaktadır.

Demokrasi insan hakları ve hukukun üstünlüğünden taviz vermeden kararlı bir mücadele yapılmalıdır. Bölgedeki işsizliğin ve göçün sebebinin PKK olduğu anlatılmalıdır.

Okullarımız da terör dersleri verilmeli, herkese çok iyi bir şekilde öğretilmelidir.

Başta milletvekilleri olmak üzere herkes PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmelidir.

Bir yandan yemin ederken, diğer tarafta ihanet odaklarıyla

Terörün dış kaynakları kesilmelidir. Bunun için etkin ve kesin bir mücadele uygulanmalıdır.

Onur kırıcı saldırıların karşısında söylenen gerekçeler daha da kahredicidir.

Mobil timler şekilde oluşan özel timlerle bu mücadele yürütülmelidir.

Irak’ta kaygılarımızı giderecek bir siyasi otorite oluşana kadar bir tampon bölge oluşturulmalıdır.

İstanbul Bağmsız Milletvekili Ufuk Uras

Bir önceki tezkereden bu yana tam 1 yıl geçti. 1 yıl boyunca çözüm sanılanın çözüm alınmadığını görmek zor mu?

Türk toplumu kan dökülmesinden bıktı. Güvenlik uğruna demokratik adımları kevgire çevirecek adımlar soruna çözüm olmuyor.

Bugün çözümsüzlüğü artıracak şiddet adımlarına ihtiyaç yoktur.

Bugün aklı selimi savunma günüdür. Demokratik açılımlardan ürkmeyelim.

Dünyanın bir çok ülkesinde reformların yapılması, paralel bir süreçte ele alınmıştır.

Bu tezkere Türkiye toplumunu demokratikleştirmeyecektir.

Yurtta barış dünyada barış ilkesinden ayrılmamak aklı selimin gereğidir.

   
 
 

Site Sponsoru

Yükleniyor...
yukleniyor...
Üye Girişi
User :
Password :
    : Remember me |

Üye Ol | Şifremi Unuttum ?
Üye Ol
User :
E-mail :
   

A password will be mailed to you.
Giriş Yap | Şifremi Unuttum ?
Şifre Hatırlat
User :
Password :
   

A confirmation mail will be sent to your e-mail address.
Giriş Yap | Üye Ol
Chat | Sohbet | Bedava Chat |