Gonderen 24 January 2009
Tags: Cumhuriyet Gazetesi, Emekli Tuğgeneral, Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Ergenekon, Eski Genelkurmay Başkanı, Eski Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Jandarma Genel Komutanlığı, Kendini, Kıvrıkoğlu, Küçük, Tanıttı, TSK, Tuncay Güney, Türk Silahlı Kuvvetleri, Veli Küçük, Zeynep Küçük
Küçük, Kıvrıkoğlu’na kendini tanıttı!
“Ergenekon” davasının tutuklu sanıklardan Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, hakkında basında yer alan haberlere ilişkin, kızı olan avukatı Zeynep Küçük aracılığıyla açıklamalarda bulundu.
Bugün bir gazetenin köşe yazısında “Veli Küçük adımı kullanmış” başlıklı bir yazının yer aldığı belirtilen yazılı açıklamada, şu hususlara yer verildi:
“Eski Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu ile yapılan görüşmeye atfen ‘Ben Veli Küçük’ü tanımam. Yakın çalışmam olmadı. Ben de Küçük’ü televizyona yansıyan sivil görüntülerinden tanıdım. Ama sonradan anlıyorum bu benim adımı kullanmış Cumhuriyet Gazetesinin hisseleri ile ilgili olarak bazı görüşmeler yapmış, ‘İşte yukarısı da böyle istiyor’ falan demiş galiba, herhalde yukarıdakiler derken beni kastetmiş. Ben o zaman Genelkurmay Başkanıydım. Ama böyle bir olaydan haberim bile yok. Cumhuriyet gazetesinin hisselerini falan bilmem. Ama bu Veli Küçük’ün adımızı kullandığı anlaşılıyor’ şeklindeki beyanlarını üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım.”
TUNCAY GÜNEY’İN CİDDİYE ALINMASI ÜZÜNTÜ VERİCİ
Yazılı açıklamada, “Sahtecilik, dolandırıcılık ve çıkar amaçlı örgüt kurmak suçlarından hakkında gıyabi tutuklama kararı bulunan, geçmişi, kişiliği ve
güvenirliği kamuoyunun malumu olan Tuncay Güney isimli müfterinin, şahsım da dahil olmak üzere bir çok değerli TSK mensubunun ismini kullanarak açıkça Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan maksatlı iftiraları mahkeme huzurunda gerekşahsım, gerekse olayda adı geçen diğer sanıklar tarafından cevaplanmış ve yalanlanmıştır” ifadesine yer verildi.
Buna rağmen “iftiraların” Eski Genelkurmay Başkanı tarafından ciddiyealınarak bir açıklama yapmasının da “üzüntü verici” olduğu belirtilen
açıklamada, şu görüşler yer aldı: “86 yıllık Atatürk Cumhuriyeti hiç bu kadar büyük tehdit ve tehlikealtında olmamıştır. Bu dönemde her Türk vatandaşı cesaret ve kararlılığından ödün vermeksizin bu tehdit ve komplolara karşı durmak ve Cumhuriyete sahip çıkmak görev ve sorumluluğundandır. Ancak bu görev ve sorumluluk en başta Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği Türk Silahlı Kuvvetleri ve onun şerefli mensuplarına düşmektedir.
Bu komplo karşısında korkmak, kişisel kaygı ve saiklerle tepkisiz kalmak, dolaylı olarak destek vermek ve komplo sahipleriyle aynı safta olmaya
eşdeğerdir. Dönem, bireysel endişeleri aşarak vatanın ve Cumhuriyetin çıkarlarını gözetme dönemidir.”
KÜÇÜK’ÜN KARADAYI’YA YAZDIĞI MEKTUP
Avukat Zeynep Küçük, eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın bir gazetede yayımlanan “Veli Küçük denen o adamı tanımam” şeklindeki beyanına ilişkin de müvekkili Veli Küçük’ün kendisine bir mektup yazdığını belirtti.
Emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün mektubunda şu hususlar yer alıyor: “Sayın komutanım; gazetelerde beyanınızı okudum. Ben 1996 yılında
Jandarma Genel Komutanlığı kadrosundan sınıf subayı olarak terfi ettim ve Tuğgeneral oldum. 2000 yılında emekli oldum. Siz emekli oluncaya kadar emrinizde çalıştım. Bu vatana kanı ile canı ile hizmet veren şerefli, onurlu, gururlu emekli J. Tuğgeneral Veli Küçük’üm. Sürçü lisan olarak kabul ediyorum, ‘O adam değilim’, saygılarımla arz ederim. 19.01.098 Veli Küçük.”
Gonderen 21 January 2009
Tags: Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Adalet Bakanlığı, Başsavcılıktan, başvuru, Dışişleri Bakanlığı, Ergenekon, Güney, Haber Türk, için, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mehmet Ali Şahin, savcı Zekeriya Öz, Tuncay Güney, Tuncay Güney Video izle
Başsavcılıktan Güney için başvuru!
Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuncay Güney için Adalet Bakanlığı kanalıyla Kanada’dan adli yardım talebinde bulundu. Bakanlık, konuyla ilgili Dışişleri Bakanlığı ile temasa geçti.
Haber Türk Televizyonu’nda Soru-Yorum programına katılan Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili gelişmeleri değerlendirdi.
“Ben o şahsın televizyonlarda konuşturulmasını doğru bulmuyorum.” diyen Bakan Şahin, Savcılığın Kanada hükümetinden adli yardım talebinde bulunulmasını istediğini açıkladı.
Tuncay Güney’i başka televizyonlarda da daha önce izlediğini dile getiren Şahin, “Aynı şekilde TRT’de de. TRT de nihayetinde yayıncılık yapıyor. Ben bu şahsın hangi televizyonda olursa olsun, ben böyle uzun boylu konuşturulmasını doğru bulmuyorum. Bu davanın önemli bir ismidir. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılığı Bakanlığı’mıza bir yazı yazarak bu kişiyle ilgili Kanada hükümetinden adli yardım talebinde bulunmamızı istedi. Dışişleri Bakanlığı’yla temasa geçtik. Bu kişinin bu davaya dönük olarak ifadesinin alınması için tanık ve sanık olarak. Dışişleri Bakanlığımız uluslararası Suçluların İadesi Sözleşmeleri bağlamında Türkiye’nin Kanada’yla bu konuda bir anlaşması varsa o bağlamda bu kişinin bu davaya dönük olarak ifadesinin alınması konusunda. O nedenle bu kişinin televizyonlara çıkarak konuşturulmasına olanak tanınmasını doğru bulmuyorum.” diye konuştu.
Tuncay Güney ile ilgili kırmızı bülten çıkarıldığına yönelik bir bilgisinin bulunmadığını ifade eden Şahin, “Adli yardım talebinde geç kalındı mı” sorusuna da Cumhuriyet Savcılığı’ndan talebin bir kaç gün önce geldiğini belirterek bekletmeden gerekli adımların atıldığını kaydetti.
Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcı Zekeriya Öz’le ilgili çok sık haber çıkmasını yargı sürecini gölgeler nitelikte bulduğunu vurgulayan Bakan Şahin, 5 savcının Ergenekon soruşturmasıyla ilgilendiğini söyledi.
İş yoğunluğu sebebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HSYK’ya bir yazı göndererek 3 savcı talebinde bulunduğunu anlatan Şahin, “Çünkü 5 savcı sadece bir konuyla ilgileniyor. Diğer işleri onlara veremiyoruz yoğunluk nedeniyle. Burada savcıya ihtiyacımız var diğer işler aksıyor. HSYK gündemine alır, konuşur, değerlendirir.” diye konuştu.
Zekeriya Öz’ün terfisinin durdurulması gibi birşeyin olmadığını vurgulayan Şahin, tüm puanlarının üst derecede olduğuna dikkat çekti.
“Bu soruşturma nedeniyle gündemde olduğu için bazı basın yayın organları kendisiyle ilgili bir takım iddialarda bulunmuşlar. İsmini de vereyim Aydınlık.” diyen Şahin, şöyle konuştu: “Kurul üyesi arkadaşlarımızdan birisi bunları bir araştıralım dedi. Araştırma görevi de Adalet Bakanlığının. Olay budur. İlgili arkadaşlar inceleme yaptılar, bana söylenene göre bu iddiaların hiçbiri doğru değil. Kurul’un önüne tekrar geldiğinde dosyası alınacak, hakkı neyse o verilecektir. Herhangi bir sorun yok.”
Gizlilik kuralına aykırılık nedeniyle gazete ve televizyon haberleriyle ilgili İstanbul’daki muhtelif Cumhuriyet başsavcılıklarına 500′den fazla suç duyurusunda bulunulduğunu açıklayan Şahin, bunun üzerine soruşturma açıldığını kaydetti.
Bilgilerin ilgili savcılık veya mahkemeden sızıp sızmadığıyla ilgili inceleme yapılması talimatı verdiğini söyleyen Şahin, bu konudaki çalışmaların da sürdüğünü belirtti.
Gonderen 07 December 2008
Tags: 3 Kritik Soru, 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Ergenekon, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kontrterör Merkezi, Milli İstihbarat Teşkilatı, Mit, terör örgütü, Tuncay Güney
MİT’E 3 KRİTİK SORU!
Ergenekon terör örgütü davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti, Milli İstihbarat Teşkilatına (MİT) kritik sorular sordu ve en kısa zamanda cevaplanmasını istedi.
NE ZAMAN ÇALIŞTI VE GÖREVİ NE?
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, MİT’in ‘Tuncay Güney kayıtlı bir haber kaynağımız değildir. Kuruluş ve işleyişi tartışmalı olan Kontrterör Merkezi, sorumluları ile birlikte 1997 yılında kuruluş şemasından çıkarılmıştır’ açıklamasını yeterli bulmadı. Mahkeme dünkü duruşmada MİT Müşteşarlığı’na yazı yazılarak ‘Tuncay Güney’in MİT Müsteşarlığı’nda hangi konumda ve hangi zaman diliminde çalıştığınının’ sorulmasına karar verdi.
ŞEMAYI NASIL HAZIRLADINIZ?
MİT tarafından hazırlanan ve Ergenekon terör örgütünün yönetim şemasını gösteren belgeyi, resimler ve isimlerin üzeri açık bir şekilde geçen duruşmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan alan mahkeme heyeti, bu belgenin hazırlanışını da MİT’e sormaya karar verdi. Terör örgütünün yönetim şemasının eldeki bilgi ve dokümanların ne şekilde bir değerlendirmeye alındığı, bunların üzerinde nasıl bir çalışma yapılarak şemaların düzenlendiği konusunda MİT’ten bilgi istendi.
HALA GİZLİLİĞİNİ KORUYOR MU?
Mahkeme düzenlendiği tarihte üzerine ‘çok gizli’ kaşesi vurulan yönetim şemasıyla ilgili bilgi ve belgelerin, gönderildiği makamlar ve aradan geçen süre dikkate alındığında gizlilik niteliği taşıyıp taşımadığının en kısa sürede mahkemeye bildirilmesi için MİT’e yazı yazılmasını hükme bağladı. MİT ‘Artık gizlilik taşımıyor’ bilgisi verirse bu belgeler bazı sanık ve avukatların ‘şemanın açıklanması’ taleplerini karara bağlanacak.
Gonderen 22 October 2008
Tags: 1000, Abdullah Çatlı, Arena, Ayhan Çarkın, Ergenekon, izle, kişiyi, Nurhan Yorulmaz, Oğuz Yorulmaz, Öldürdüm, Özel Harekat, Polis, Star Tv, Susurluk, Türk Cumhuriyeti, Uğur Dündar, Video izle
1000 kişiyi öldürdüm
Eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın, Star TV’de yayınlanan Arena’da Uğur Dündar’a çarpıcı açıklamalarda bulundu. Susurluk kazasının Ergenekon’u aydınlatan bir lamba olduğunu öne süren Çarkın, ”Terörle mücadele sırasında 1000 kişi öldürmüş olabilirim” dedi.
Abdullah Çatlı’nın da Ergenekon örgütünce öldürüldüğünü iddia eden Çarkın, ayrıca Uğur Dündar için de ’ölüm emri’ verildiğini, ancak Çatlı’nın buna karşı çıktığını açıkladı.
İşte Ayhan Çarkın’ın çarpıcı açıklamaları:
Ayhan Çarkın: Uğur Dündar için ölüm emri verildi. Ama Abdullah Çatlı, ’Uğur Dündar vatanını sever’ diyerek bu suikasta karşı çıktı. Yani Dündar’ı Allah korudu. Suikast emrini veren de bir siyasetçiydi.
Uğur Dündar: Hiçbir siyasetçiyle kişisel bir hesabım olmadı. Ölüm emrimi veren siyasetçiyi affettim bile.
Uğur Dündar: Çatlı’nın sonunu Ergenekon mu hazırladı?
Ayhan Çarkın: Evet… Çatlı’nın mert bir insan olduğunu anladılar ve onu öldürdüler. Büyük bir açık yüreklilikle kullanıldığımızı da itiraf ediyorum. Kullanıldığımızı, kazanın olduğu sırada fark ettik ama hep sustuk.
Gözünüzü açın uyarısı
Çarkın meslektaşlarına da uyarıda bulundu: “Gözlerini açsınlar ve sivil unsurların dik duruşunu izlesinler. Türk Cumhuriyeti’ni savunacak zihniyetin karşılarında durduklarına inansınlar. Başkalarının sözlerine alet olmasınlar.”
’1000 kişi öldürmüş olabilirim’
Özel Harekat eski polisi Oğuz Yorulmaz’ın annesinin söyledikleriyle bire bir örtüşen sözler dile getiren Ayhan Çarkın, “Terörle mücadele sırasında 1000 kişi öldürmüş olabilirim” dedi.
Yorulmaz’ın annesi ne demişti?
Özel harekat polisi Oğuz Yorulmaz’ın annesi Nurhan Yorulmaz da oğlunun devlet tarafından kullanıldığını itiraf emişti: “Devlet tüm faili meçhul cinayetleri oğlum ve arkadaşlarına işletti. Ergenekon’da sadece paşalar değil siyasetçiler de var. Ben evladımı devlete memur verdim, çeteci vermedim. Ortalama 93-94 kişiyi öldürmüşler.”
Gonderen 11 October 2008
Tags: 1000 Sayfa, 1600 Sayfa, Avukat, Ergenekon, işçi partisi genel başkanı, Kadir Kartal, Kemal Kerinçsiz, Kerinçsiz, Müvekkil, Perinçek, Silivri Ceza İnfaz Kurumu, Tuğgeneral, Veli Küçük, Yazılı Savunma
Perinçek’in savunması 500 metre
Kerinçsiz, Perinçek ve Veli Küçük harıl harıl savunmalarını yazıyorlar. Savunmalar arka arkaya eklense 500 metrelik yol oluyor.
”Ergenekon” davasının ilk duruşmasında, tutuklu sanıklardan avukat Kemal Kerinçsiz’in savunması yazılı savunması 1000, Perinçek’inki ise 1600 sayfa olacak. Bin sayfa arka arkaya eklendiğinde yaklaşık 300 metrelik bir uzunluk oluşturuyor. Perinçek’in savunması 475 metreyi buluyor.
8 KLASÖR 1000 SAYFA SAVUNMA
Kerinçsiz’in avukatı Kadir Kartal, 20 Ekim Pazartesi günü Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesindeki adliyede görülecek davanın ilk duruşması için, Kerinçsiz’in, tutuklu bulunduğu cezaevinde hazırladığı 8 klasörden oluşan bin sayfalık yazılı savunmasını, yargılamayı yapacak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine sundu.
PERİNÇEK’İN SAVUNMASI 1600 SAYFA
Kartal, daha sonra Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinin önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, ”müvekkilinin, hiçbir suçu olmadığı halde tutuklandığını” savundu.
Aynı dava çerçevesinde tutuklu bulunan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in yazılı savunmasının yaklaşık bin 600 sayfa olduğu, emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün savunmasının ise 350 sayfayı geçmesinin tahmin edildiği kaydedildi.
Gonderen 08 October 2008
Tags: Arif Doğan, Emekli Albay, Ergenekon, Kartal Koşuyolu Hastanesi, Tedavi
ALBAY DOĞAN HASTANE’DE!
Ergenekon’da tutuklanıp cezaevine konulan Emekli Albay Arif Doğan Kartal Koşuyolu Hastanesi’ne kaldırıldı.
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanıp cezaevine konulan Emekli Albay Arif Doğan Kartal Koşuyolu Hastanesi’ne kaldırıldı.
Doğan’ın sağlık durumuyla ilgili açıklama yapılmazken, tutuklu emekli albayın sabah saatlerinde kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye getirildiği öğrenildi.
Arif doğan’ın kontrol ve tedavisi hastanenin mahkumlar koğuşunda sürüyor.
Gonderen 08 October 2008
Tags: Ergenekon, nurseli idiz, Seyhan Soylu, Yeni Dalga
Ergenekon’da bir gözaltı dalgası daha. Tiyatro sanatçısı Nurseli İdiz, İstanbul Ülkü Ocakları eski Başkanı Levent Temiz ve ünlülerin menajeri olarak bilinen Sisi lakaplı Seyhan Soylu’nun da aralarında bulunduğu 11 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.
Ünlü tiyatro sanatçısı Nurseli İdiz, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
İstanbul Ulus’taki evinde Terörle Mücadele Şubesi Ekipleri tarafından gözaltına alınan İdiz’in avukatı Aydın Kurban müvekkilinin soruşturma çerçevesinde Beşiktaş Ulus’taki evinden, saat 11.00 sıralarında polislerce gözaltına alındığını söyledi. Kurban, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesinde götürülen İdiz’in sorgusunun sürdüğünü kaydetti.
Seyhan Soylu da gözaltında
Ünlülerin menajeri olarak tanınan Sisi lakaplı Seyhan Soylu da aynı soruşturma kapsamında gözaltına alındı.
Nurseli İdiz ve Seyhan Soylu’nun evlerinde arama yapılabilmesi için mahkeme kararı alındı.
İstanbul Ülkü Ocakları eski Başkanı Avukat Levent Temiz de gözaltına alınanlar arasında. Polis ekipleri Temiz’in Florya Basınköy’deki evinde dört saat süren bir arama yaptı. Arama sonunda Temiz polisler eşliğinde Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Arama sırasında gözlemci olarak evde bulunan Avukat Ömer Kavili, “İstanbul Barosu’na kayıtlı olan meslektaşımız Ergenekon terör örgütüne üye olmak iddiasıyla gözaltın alınmıştır” dedi.
Temiz’in evindeki bazı malzemelere el konuldu.
Ankara’da 8 gözaltı
Temiz, İdiz ve Soylu’nun İstanbul Terörle Mücadele Şubesi’nde sorguya alınmasının hemen ardından Ankara’da Terörle Mücadele Şubesi ekipleri 8 kişiyi gözaltına aldı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazılı talimatı üzerine bu sabah 8 kişi ev ve işyerlerinden alınarak Terörle Mücadele Şubesi’ne getirildi. Bu kişilerin isimlerine ilişkin bilgi verilmezken, 3 kişinin ifadesinin alındıktan sonra serbest bıralabileceği ifade edildi. Kalan 5 kişinin ise Adli Tıp’ta sağlık kontrolünden geçirildikten sonra, Ergenekon Savcısı Zekariya Öz’ün talimatı gereği İstanbul’a gönderileceği öğrenildi.
Cumhuriyet Kadınları projesini yürütüyordu
Seyhan Soylu bir süredir “Cumhuriyet Kadınları” adlı bir belgeselin çalışmalarını yürütüyordu.
Nurseli İdiz de proje kapsamında plastik makyajla Atatürk olmuş ayrıca Atatürk’ün eşi Latife Hanım’ı canlandırmıştı.